Journal article

Geç Osmanlı’dan Erken Cumhuriyet’e Türkiye’de Sınırların Tarihsel-Sosyolojik İnşası

Abstract

Sınırların tarihsel-sosyolojik açıdan inşası geleneksel toplumdan modern topluma dönüşüm sürecinde gerçekleştiğinden, Türkiye’de bu dönüşüm Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in erken dönemine karşılık gelir. Bu çalışma, Türkiye’de sınırların tarihsel-sosyolojik açıdan inşasını anlamayı amaçlamaktadır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş, Türkiye’de sınırların imparatorluktan ulus-devlete, ümmetten ulusa ve coğrafyadan vatana dönüşümünü göstermektedir. Osmanlı’nın son döneminde devleti kurtarmakla sembolize edilen sınırlar, Cumhuriyet’e geçişle birlikte milliyetçilik temelinde Türk ulus-devletini inşa etmenin bir aracına dönüşmüştür. Kemalist Türk devrimi, modern, Batılı ve laik bir Cumhuriyet kurarak Osmanlı-İslami gelenekle arasına bir sınır çekmiştir. Kemalist milliyetçilik, Türk ulusal kimliğini Anadolu topraklarını çevreleyen sınırlar içinde inşa etmiş ve sınırlar bu kimliğin uçlarını oluşturmuştur. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş Müslümanların vatan algılarını dönüştürmüş ve Anadolu toprakları yeni vatanın adı olmuştur. Kemalizm’in laiklik ilkesi, Türkiye’nin İslam dünyasındaki seküler sınırını sembolize etmektedir. “Hudut namustur” ve “anavatan” söylemleri, Türkiye’de sınırların milliyetçi-cinsiyetçi bir şekilde inşa edildiğini göstermektedir. Neticede, Türkiye’de sınırların modernleşme, din, sekülerizm, milliyetçilik, ulusal kimlik ve toplumsal cinsiyet kimlikleri bağlamında inşa edildiği gözlenmiştir.

Keywords

SınırMilliyetçilikOsmanlıCumhuriyetModern Türkiye

159 views · 119 downloads