Journal article

FELSEFİ BEN, ANALİTİK PARÇA VE ÖTEKİLEŞTİRME SOSYOLOJİSİ

Abstract

Descartes’in, şüpheyi ortadan kaldırmak için açık ve seçik bir biçimde kesin bilgiyi arama süreci, varlığı kesinleştirme faaliyeti olarak anlaşılacağından dolayı, geleneksel bilgiden ve varlık anlayışının hikmet örüntüsünden, ayrıca bu hikmete bağlı olarak kısmî bilginin açıklayıcılığına sahip yapısından da kopuş anlamına gelmekteydi. Bu kopuş geleneğin tümelleri yerine, yenidünyanın tikelleri veya tekilleri açısından analitik bir süreci zorunlu kılıyordu ki, sosyal manada dahi Tanrı ve ümmeti, yerini, akıl ve felsefi ben kavramına terk etmeye başlıyordu. Bu açıdan bütünü anlamak için, varlığın ve onun teminatı düşüncenin kendisi analitik sürece tabi tutulurken, analitik süreç sebebiyle bütünden elde edilen parçaların birbirinden de bağımsızlaşması anlamına geliyordu. Bu durum her bir parçanın bağımsızlaşması olduğu kadar, hepsinin birbirinden ötekileşmesi olarak da okunmalıdır. İşte bu sebeple makalemiz, tümelin parçalanması sonucunda, bilimde birbirinden kopan uzmanlık sahalarından başlayarak toplumda birbirinden kopan gruplar ve bireylere kadar uzanan bir ötekileştirme sosyolojisine göz atmaktadır.

Keywords

Bilim FelsefesiÖtekileştirmeModerniteAnalitikTümellerSiyaset Felsefesi

40 views · 33 downloads