Journal article
17. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ`NDE MAKBUL İKEN MAKTUL OLAN BİR DEVLET ADAMI: KAPTAN-I DERYA SİLAHDÂR YUSUF PAŞA (1604-1646)
Abstract
17. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nde, devlet yönetiminde bulunan kişilerin birbirlerine muhalefet ettiği ve bu yüzden kutuplaşmaların yoğun olduğu bir dönemdir. Bu muhalif durum hem devlet adamlarına hem de devlete çok zarar vermiştir. Kötü niyetli devlet adamları padişaha telkinlerde bulunarak kendi çıkarları için başarılı devlet adamlarının ortadan kaldırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu süreçte çeşitli mevkilerde önemli başarılar elde etmiş olan devlet adamları canlarından olmuştur. Nitekim bu akıbete uğrayanlardan birisi de Kaptan-ı Derya Silahdâr Yusuf Paşa’dır. Yusuf Paşa, bir saray mabeyincisi tarafından saraya alındıktan sonra saray kapıcısı, baltacı ve bostancı gibi hizmetlerde bulunmuştur. Sultan İbrahim bu genci fark etmekte gecikmemiş, zekâsını ve çalışkanlığını takdir ederek onu 1643’te silahdârı yapmıştır. Akabinde Sultan’ın musâhibi olurken, 1644 yılında ise Kaptan-ı Deryalığa getirilmiştir. 1645 yılında Girit Seferi’nde kara ve deniz kuşatma birliklerinin serdârı olmuştur. 22 Ağustos 1645 tarihinde Hanya Kalesi’ni fethederek “Hanya Fâtihi” unvanını almıştır. Fakat onun bu başarısı, başta Sadrazam Sultanzâde Mehmed Paşa olmak üzere bazı devlet adamlarının çıkarlarına ters düşmüş ve onun hakkında aleyhte sözler sarf ederek Sultan İbrahim’i kışkırtmışlardır. Neticede, her an ruh hali değişen Sultan İbrahim, önemli başarılara imza atan silâhdarı Yusuf Paşa’ya kıymıştır. Bu çalışmada, dönemin kaynakları ve araştırma eserler ışığında Yusuf Paşa’nın hayatı ve katline giden süreç ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Keywords
53 views · 11 downloads
