Journal article
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELERİN DAVA ŞARTI OLARAK NİTELENDİRİLME(ME)Sİ
Abstract
Hak düşürücü sürelerin itiraz olduğu yönünde görüşler bulunmakla beraber dava şartı olduğu ifadelerine de rastlanmaktadır. Bu çalışmada hak düşürücü sürelerin ilişkin olduğu hak veya yetkiye göre bu sürelerin sona ermesinin yargılamaya etkisinin ne yönde olacağının tespiti yapılacaktır. Hak düşürücü süre usûlî işleme ya da icra işlemine yönelik olduğunda sürenin sona ermesi, esas hakka etki etmeksizin, o işlemi yapma hakkını/yetkisini sona erdirebilmektedir. Hak düşürücü süre esas hakka ilişkinse sürenin sona ermesiyle birlikte hak da sona erer. Hakkın sona ermesi maddî hukuka yönelik savunma sebeplerinden itiraz teşkil eder. Süreye bağlı hakta da sürenin sona ermesi, hakkı sona erdirdiğinden itiraz olarak kabul edilmelidir. Bununla birlikte esas hak sona ermemekle beraber hak düşürücü sürenin sonunda hakkın dava konusu yapılması engelleniyorsa dava edilebilirlik noksanlığı ortaya çıkar. Esası incelemeye engel olan bu eksiklik, dava şartı olarak kabul edilmelidir. Dava açma süresinin usûlî olduğu bu durumlarda, kimi zaman dava edilebilirlik belirli alanlarla sınırlı olarak ortadan kalkmaktadır.
Keywords
547 views · 426 downloads
