Journal article

Atık Depolama Vergisinin Yeşil Ekonomi Açısından Önemi: AB Deneyimi ve Türkiye İçin Politika Tasarımı

Abstract

Atık depolama vergisi, çevre politikalarında kullanılan önemli bir mali araç olup düzenli depolamaya gönderilen her ton atık için ödeme öngörerek depolama sahalarının kullanımını azaltmayı hedeflemektedir. İlk kez 1996 yılında İngiltere’de uygulanmaya başlayan bu vergi, zamanla birçok Avrupa ülkesinde benimsenmiş ve atık azaltımı, geri dönüşümün teşviki ile daha sürdürülebilir bertaraf yöntemlerinin geliştirilmesinde etkili olmuştur. Verginin amacı yalnızca düzenli depolamayı caydırmak değil; aynı zamanda kaynak verimliliğini artırmak, sera gazı emisyonlarını düşürmek ve çevresel programlara mali kaynak yaratmaktır. Yeşil ekonomi bağlamında atık depolama vergisi, döngüsel ekonomi ilkelerini destekleyen, doğal kaynakların korunmasına katkı sağlayan ve çevre dostu istihdam fırsatları yaratan bir politika aracı olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerde bu verginin kamu politikası aracı olarak uygulanmasına ilişkin örnekler incelenmektedir. Türkiye’de ise doğrudan bir atık depolama vergisi bulunmamakla birlikte, belediyeler tarafından alınan maliyet esaslı hizmet bedelleri, 2020’den itibaren yürürlükte olan Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) ve biyobozunur atıklara yönelik düzenlemeler benzer amaçlara hizmet etmektedir. Bu yönüyle atık depolama vergisi, çevresel sürdürülebilirliği güçlendiren ve kamu politikalarının yeşil ekonomi hedefleriyle uyumunu sağlayan etkili bir mali araçtır. Ayrıca çalışmada, AB deneyimlerinden hareketle Türkiye için uygulanabilir bir politika tasarımı önerilmektedir.

Keywords

Atık Depolama VergisiÇevre VergileriYeşil EkonomiDöngüsel EkonomiKamu PolitikasıTürkiye.

117 views · 215 downloads