Journal article

Transforming threats in the new millenium and adaptation of NATO

Abstract

Soğuk savaşın sona ermesi ve Sovyetler Birliği`nin dağılması, başta Sovyet tehdidini bertaraf etmek olmak üzere üye devletlerin güvenliğini sağlamak ve uluslararası tehditlere karşı toplu bir duruş sergilemek amacıyla kurulan NATO`yu alan dışı operasyonlar yapmaya zorlamıştır. NATO`nun baskın gücü olan ABD tarafından 11 Eylül Saldırılarının ardından ilan edilen teröre karşı küresel savaş, NATO`nun odağını Avrupa`dan Orta Doğu`daki ülkelere kaydırmak suretiyle “küresel bir sınır muhafızına” dönüşmesini sağlayarak örgütün çıkarlarına da katkıda bulunmuştur. Yapılan zirvelerde NATO, stratejik konseptini bu doğrultuda güncelleme yoluna gitmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve örgütün diğer üyeleri arasındaki işbirliği, tek kutuplu dünya düzenine geçişin bir sonucu olarak çarpıcı biçimde etkilenmiştir. Müttefiklerle ilişkiler, 11 Eylül`den bu yana ABD tarafından benimsenen katı tutum ve tek taraflı stratejilerden zarar görmüştür. Değişen güvenlik anlayışı nedeniyle NATO, ortaklarını yeni güvenlik politikaları geliştirmeye zorlamaya başlamıştır. Bu çalışmada, örgütün Soğuk Savaş politikası ile Soğuk Savaş sonrası politikaları karşılaştırılarak; güvenlik algısındaki dönüşüm analiz edilmeye çalışılacaktır. Soğuk Savaş sonrası dünya mimarisinin değişen dinamiklerinde NATO`nun “yeni dünya düzenine” ayak uydurmak için aldığı önlemler ve bunların dünya siyasetindeki ağırlığı mercek altına alınacaktır.

Keywords

NATOUluslararası GüvenlikABDKolektif Güvenlik

52 views · 9 downloads