Journal article
Aşırı Sağ Yönetimlerde Meşruiyetin İnşası: Nazi Almanyası ve Netanyahu Dönemi İsrail’inin Karşılaştırmalı Analizi
Abstract
Bu çalışma, aşırı sağ hükümetlerin siyasal meşruiyetlerini kriz üretimi, düşman inşası ve güvenlik söyleminin kullanımı aracılığıyla nasıl inşa ettiklerini analiz etmektedir. Hitler’in Almanyası ile Netanyahu’nun İsrail’i olmak üzere tarihsel ve güncel iki olguyu karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Makalenin kuramsal çerçevesi, Carl Schmitt’in dost-düşman ayrımı, Giorgio Agamben’in istisna hâli kavramı ve Michel Foucault’nun biyopolitika anlayışı üzerine kuruludur. Nazi Almanyası’nda Yahudiler, ulusal birliğe yönelik içsel bir tehdit olarak tasvir edilmiştir. Bu algı, istisna hâlinin olağanlaştırılmasıyla birleşerek totaliter bir rejimin ortaya çıkmasını mümkün kılmıştır. Netanyahu’nun İsrail’inde kriz söylemi, İran, Hamas ve sol muhalefeti sistematik biçimde ötekileştirme aracına da dönüşmüştür. Her iki rejim, farklı tarihsel ve kültürel bağlamlarda ortaya çıkmış olsalar da, ortak olarak siyasal meşruiyetlerini krizlerin süreklileştirilmesine, düşman figürünün toplumsal hafızada kalıcı hale getirilmesine ve medyanın bu sürecin asli taşıyıcısı olarak kullanılmasına dayandırmaktadır. Bu bağlamda medya, yalnızca ideolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal bir savaşın da temel cephesini oluşturmaktadır. Makale, aşırı sağ rejimlerin sürekli krizler ve düşman figürleri üreterek otoriterliği demokratik biçimler içinde yeniden ürettiklerini ileri sürmektedir.
Keywords
133 views · 259 downloads
