Journal article
1919’dan 2000’e Finlandiya : Anayasal ve Siyasal Gelişmeler
Abstract
Tarihin erken zamanlarından beri süregelen “iyi yönetim” arayışlarının sonucunda meydana gelen birikim doğrultusunda; yasaları koyan, yürüten ve yorumlayan güç odaklarının birbirlerinden bağımsız olmalarının gerekli olduğu kabul edilmekte ve bu gereklilik kuvvetler ayrılığı teorisi ile tanımlanmaktadır. Locke ve Montesquieu kuvvetler ayrılığı teorisinin bugünkü anlamda kurucusu sayılmaktadır. Bu düşünürlerin vardığı ortak sonuç, iyi bir yönetimin gerçekleştirilebilmesi için yasama, yürütme ve yargı organlarının gerek oluşumlarında, gerekse işleyişlerinde birbirlerinden bağımsız olmaları gerektiğidir.
56 views · 12 downloads
