Journal article

Hz. Peygamber (sav)’in Kurduğu Devlette Milli İrade

Abstract

Risalet’in Mekke döneminde Allah Resulü’nün (sav) getirdiği dini benimseyen az sayıda insan olmuştur. Aynı zamanda ne kendisinin ne de müminlerin güvenliğini sağlayacak bir üst otorite de tesis edilememiştir. Ayrıca Hz. Peygamber’in tevhit inancını merkeze alan davasıyla putperestliği esas alan Mekke’deki kurulu düzen taban tabana zıt olduğundan, Dâru’n-Nedve riyaseti Allah Resulü (sav)’nün nübüvvet görevini bu şehirde sürdürmesine imkân vermemiştir. Bu şartlarda ilahi görevin sürdürülebilmesi mümkün olmadığından farklı alternatifler üzerinde yoğunlaşan Hz. Peygamber, başka bir arayış için yola çıkan Medineli Hazreclilerle Akabe’de karşılaşmıştır. Yapılan müzakereler sonucunda taraflar beklentilerini gerçekleştirmek üzere karşılıklı anlaşmışlardır. Her iki tarafın da beklentilerini karşılamaya yönelik olarak bir taraftan üst bir otorite tesis edilirken aynı zamanda yeni değerler ile de donatılmış yeni bir toplum oluşturulmuştur. Medine Vesikası ile çerçevesi belirlenen üst otorite, sadece Ensar ve Muhacirleri değil aynı zamanda şehirde yaşayan Yahudileri de bir araya getirmeyi başarmıştır. Böylece sadece kurucu unsur durumundaki Ensar ve Muhacirlerin talepleri yerine getirilmekle yetinilmeyip aynı zamanda şehirde yaşayan diğer din mensupları da sisteme dâhil edilerek onların da bahsi geçen birlik beraberlikten istifade etmelerine imkân verilmiştir. Bütün bu gelişmelerin başarılmasının hareket noktası, tarafların millet iradelerinin bir noktada uzlaşmaları olmuştur. Bahsi geçen dinamiklerin etkili olduğu bu oluşum hem Yesrib şehrini Medine’ye dönüştürdüğü gibi, sadece Hicaz veya Arap Yarımadası’nda değil aynı zamanda bütün dünyanın içinde bulunduğu buhrandan kurtulması için yeni bir soluk olmayı da başarmıştır.

Keywords

Hz Peygambermilli iradeMekkeMedineİslamiyet

76 views · 15 downloads