Journal article

Kuzey’in Soğuk Havasında Solan Köksüz Bir Çiçek: Anna Morgan

Abstract

Bu çalışma Jean Rhys’in Karanlıkta Yolculuk (Voyage in the Dark) adlı romanını postkolonyal bağlamda ele almakta ve romanın kadın kahramanı Anna Morgan’ın Karayipler’de başlayıp İngiltere’ye uzanan karanlık yolculuğunu beyaz/siyah, deli/akıllı, kuzey/güney dikotomileri üzerinden analiz etmektedir. Çalışmanın amacı, Kreol (güneyli) bir genç kız olan Anna’nın babasının ölümünün ardından İngiliz üvey annesi Hester tarafından İngiltere’ye getirilip tek başına bırakıldıktan sonra hayatta kalmak ve aynı zamanda İngiliz toplumunda kabul görmek için harcadığı çaba ve yaptıklarına rağmen, karşılaştığı önyargıları sözü edilen karşıtlıklar bağlamında sunmaktır. Anna melez bir genç kız olarak bir ikilem yaşamaktadır: bir yandan zenci olmayı çok arzulayan Anna, diğer yandan İngiliz toplumunda kabul görmek için bir beyaz gibi davranıp giyinmesi gerektiğinin farkındadır. Ancak ne eski yaşamına dönüp bir zenci olması ne de İngiliz toplumunda bir beyaz gibi kabul görmesi mümkündür. Bu çelişkili durum Anna’nın hem fiziksel hem de psikolojik olarak hastalanmasına neden olur. Sonuç olarak, köklerinden kopmuş güneyli bir çiçek olarak Anna, zaman geçtikçe kuzeyin “soğuk” ortamında giderek daha da kötü bir sona sürüklenip en sonunda da solup gider.

Keywords

Jean RhyspostkolonyalizmKaranlıkta Yolculuk

46 views · 66 downloads