Journal article
HAKÎKATİ İMHÂ HAYÂLİ İNŞÂ: REDDE DAYALI HÜSN-İ TA’LÎL SANATI ÜZERİNE
Abstract
Söze derinlik katan, çağrışım gücünü zenginleştiren edebî sanatlar, klasik şiir dilinin en önemli yapı taşları arasında yer almaktadır. Bu gayeyle sıkça kullanılan edebî sanatlardan biri de hüsn-i ta’lîldir. Sanatkârın varlık, kavram ve nesnelere bakışını yansıtan bu sanatla varlıklar arasında ilişkilendirmeler yapılmakta, şairane buluşlar inşa edilmekte, böylece yeni, renkli, sıra dışı ve canlı tablolar çizilmektedir. Hüsn-i ta’lîlin standart yapısında bir durum veya olayın yerine doğrudan daha güzel bir sebep konur. Redde dayalı hüsn-i ta’lîlde ise gerçek sebep menfi ifadelerle reddedilerek yerine hayalî bir sebep konulmaktadır. Belâgatle ilgili temel kaynaklarda yer almayan redde dayalı hüsn-i ta’lîl ile “teşbih”, “mübalağa” ve “teşhis” sanatları arasında ilgiler; “rücû” “tecâhül-i ârif” ve “mezheb-i kelâmî” sanatları arasında da yakınlıklar mevcuttur. Yakın döneme ait bazı kaynaklarda bu yapı, hüsn-i ta’lîl çerçevesinde değerlendirilmekle beraber bazı kaynaklarda bu yapıyla ilgili bir belirsizliğin hüküm sürdüğü, bu sanata ait örneklerin başta “teşbih” olmak üzere “teşhis, mübalağa; rücû ve tecâhül-i ârif” sanatları kapsamında değerlendirildiği görülür. Bu çalışmada belâgat ve edebî sanatlarla ilgili kaynaklar taranmış bu yapının başta yaygın tipteki hüsn-i ta’lîl olmak üzere bahsi geçen sanatlarla ilgi ve ilişkisi tespit edilmiştir. Redde dayalı hüsn-i ta’lîlin “teşbih, mübalağa ve teşhis” sanatlarını aşan, “rücû, tecâhül-i ârif ve mezheb-i kelâmî”den de ayrılan bir sanat olduğu; bu çerçevedeki örneklerin bahsi geçen sanatlar kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Keywords
36 views · 18 downloads
