Journal article

Halid Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah Romanında Başkahraman Ahmet Cemil’in Yaşamı Algılama Tarzı, Yaşam İstenci ve Umudunun Düşüşü

Abstract

Düşünce adamları ve roman yazarlarının üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri yaşamın anlamı, yaşamı algılama ve yorumlamadır. Alman feylesofu Friedrich Wilhelm Nietzsche’ye göre yaşamın kendisi “güç istenci”dir. “Güç istenci” hem pozitif hem de negatif bir anlama sahiptir. Zira canlı olan her varlıkta bir “güç istenci” görülmektedir. Hizmet edenin istencinde dahi “efendi” olma istenci vardır. Yalnız “güç istenci”nde bir eşitlik olmadığı için bazı insanlar daha güçlü, bazıları da daha zayıf ve cılızdır. “Aktif karakterdeki insan”ın yaşama bakış açısında mücadele, özgür irade, yaşamı olumlama, yaşamın bütün acılarına rağmen ona “evet” deme söz konusudur. Oysa “pasif karakterdeki insan”da düşüş, yeise kapılma ve yaşamı yadsıma vardır. Servet-i Fünûn romancısı Halid Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı romanının başkahramanı Ahmet Cemil şöhret arzusuyla eserini vücuda getirmek, annesini ve kız kardeşi İkbal’i maddi sıkıntıdan azade yaşatmak ve sevdiği kız Lâmia ile evlenmek ister. Ancak bu hülyaların hemen hepsi hayal kırıklığı ile sonlanır. Ahmet Cemil’in mizacı ve yaşadığı hayal kırıklıkları onun yaşamı algılayış biçimine, yaşamı anlamlandırma tarzına tesir eder. Bu çalışmada başkahraman Ahmet Cemil’in mizacı, kız kardeşi İkbal’in ölümü, sevdiği kız Lâmia’nın bir başkasıyla evlenmesi, yazmak istediği eseri ve hayal kırıklıklarının sonucunda çöle gitmesi odağında Ahmet Cemil’in yaşamı algılama ve anlamlandırma tarzı Nietzsche’nin “yaşam istenci” kavramlaştırması üzerinden yeniden okunmaya çalışılacaktır.

Keywords

Mai ve Siyahnihilizmyaşam istenciölümintihar

48 views · 39 downloads