Journal article
İSLÂM’IN ÖTEKİLEŞTİRMEYE MEYDAN OKUMASI VEYA “ONTOLOJİK ÖTEKİ”DEN “VASIFSAL ÖTEKİ”NE İNTİKALİN MACERASI
Abstract
İnsanlık tarihi genelde, dinlerin tarihi özelde göz önünde tutulduğunda iki ana çizginin varlığı fark edilebilecektir: insert ignore into journalissuearticles values(a); Etnik, dinî, fizikî, biyolojik, coğrafî vb. bir takım unsurları belirleyenler olarak öne çıkarıp, bunlara göre kimlik `kıstaslar`ı inşa eden veya kısaca `öteleyen` insert ignore into journalissuearticles values(kendi kültür ve medeniyet havzasındakiler); ve `ötekileştiren` insert ignore into journalissuearticles values(farklı kültür ve medeniyetlerdekiler); duygu, düşünce ve davranış türünü kuşatan kült eksenli yapılanmalar, insert ignore into journalissuearticles values(b); tüm farklılıkları yaratılışın hikmet açılımları olarak konumlandıran, alt-üst varlık hiyerarşisini nakzeden, tüm insanlığı hak ve hürriyetlerde eşit, yaratılışta kardeş insert ignore into journalissuearticles values(halkî uhuvvet); olarak ısrarla dizayna çalışan söz, pratik ve hâleti ifade eden vahiy eksenli yapılanmalar. Ehl-i Kitaplaşma olarak tarif edilebilecek tarihsel ve teolojik durum da, ahlâkî sarkaç gibi bir yandan vahiyden esintiler taşıyan; ama güç ve hâkimiyet ilişkilerinde kült eksenli duruma raptolmuş bir hale karşılık gelir. Son Vahiy, insanlık fıtratının tarihte potansiyel dürümlerinden açılışına imkân vermeyen tüm ötekileştiricilerin yaptıklarını da `vasıfsal ötekiler`/küffâr, münafıklar, fâsıklar, zâlimler, vb. olarak reel tarihte oturtur; ama bu durumu ve oluşturduğu vasfı, ontolojik duruma tahvil etmez. Yani Son Vahiy; vasıfsal olarak kurduğu `ötekileri`, hiç bir zaman `ontolojik öteki`ne dönüştürmeyi istemez; nitekim Tâiflilerin de belki bir gün Medineliler gibi ensârlaşma umudu ilâhî plânda her zaman mevcuttur. Vahiy ekseninin inşa etmek istediği `ontolojik ötekisiz` bir dünyaya, hızla Armageddon`a doğru akmakta olan insanlık muhtaç bugün. Bu dünyanın teolojisi de Te`âruf teolojisi olmalıdır. Bu teoloji ile, farklılıkları varlık âlemindeki renkli vitraylar gibi görüp, kollamak; kültlerin ısrarla ötelediği ve ötekileştirdiği grup, zümre, kültür, medeniyet veya dine arka çıkarak zulmetmemeyi, zulmettirmemeyi ve zulmedilmemeyi vazgeçilemez bir paradigma olarak gerçekleştirmek mümkün olacaktır
Keywords
45 views · 16 downloads
