Journal article
Arkeolojide Toplumsal Cinsiyetin İnşası
Abstract
Avcı ve toplayıcılık dönemlerinden beri kadın ve erkek cinsiyetlerinin aynı statüde yaşayıp yaşamadığı tartışılagelen insanoğlu, tarımın keşfiyle birlikte cinsiyet kimliklerinin inşasını oluşturmaya başlamış görünmektedir. Androsantrik merkezli görüş doğrultusunda fiziksel güç ve cinsiyet arasındaki ilişki, iş bölümlerinin oluşumunu tetiklemiş, bu da kadın ve erkeklerin farklı statülere sahip olmasına neden olmuştur. Cinsellikle ilgili normlar, tarihte ve günümüzde, öncelikli olarak dini sistemler tarafından şekillendirilmiştir. Bedenin cinselizasyonu ve biyolojik kader konuları, feminist teoriler içerisinde oldukça tartışılan bir konu olmuştur. Erkek ve kadın merkezli yaklaşımların yanı sıra, cinsiyet algısını kabul etmeyen yaklaşımlar da vardır. Devam eden süreçte geleneksel aile modelleri ve cinsel bağlanma normları değişerek hem biyolojik hem de sosyal olarak cinsel farklılığın koşulları geniş kapsamlı değişikliklere uğramıştır. Bugün sosyal cinsiyet tanımı, biyolojik tanıma baskın gelmektedir. Kadınların geçmişteki rolünü aydınlatmak için en çok başvurulan yöntemlerden birisi de cinsiyete dayalı iş bölümü analizidir. Bu konuda arkeolojik bulgular, cinsiyet temsillerini doğrulamaktadır. Mezopotamya\\\'da kentleşmeyle birlikte iş bölümüne dayalı bir cinsiyet ayrımına gidilmiştir. Hukuk belgeleri, erkeğin ve kadının konumu hakkında bize detaylı bilgiler sunmaktadır.
Keywords
78 views · 209 downloads
