Journal article
Kurumsal Dinden Bireysel Dindarlığa: Ait Olmadan İnanma
Abstract
Bu çalışma, modernleşme ve klasik sekülerleşme kuramlarının sınırlarını aşarak, dinin toplumsal varlığının kurumsal yapılarla sınırlı kalmadığını savunmaktadır. Merkezi kavram olarak, bireyin kurumsal dinî aidiyetlerden bağımsız olarak inancını sürdürmesini ifade eden “ait olmadan inanma” olgusu ele alınmıştır. Kuramsal çerçeve, Thomas Luckmann’ın “görünmeyen din” yaklaşımı, Grace Davie’nin “ait olmadan inanma” ve “vekil din” kavramları ile Talal Asad’ın sekülerizme yönelik tarihsel ve kurumsal eleştirileri üzerine inşa edilmiştir. Çalışma, klasik sekülerleşme tezlerinin aksine, dinin toplumsal görünürlüğünün azalmadığını; bireysel, kültürel ve dijital düzlemlerde dönüşüm geçirerek varlığını sürdürdüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Önemi, modern dönemde dinin dönüşümünü indirgemeci paradigmaların ötesinde ele alarak ve neo sekülerleşme kuramların da ruhunda var olan farklı bir perspektif sunmasında yatmaktadır. Bu bağlamda, geleneksel kurumlardan bağımsız gelişen yeni dindarlık biçimlerinin bireysel inanç kadar kültürel hafıza ve sosyalleşme süreçlerini de dönüştürdüğü, Hayalhanem dijital topluluğu örneğiyle somutlaştırılmıştır. Araştırma, nitel içerik analizi ve tematik çözümleme yoluyla teorik literatür ile saha verilerini sosyolojik bir yaklaşımla değerlendirmiş; kurumsal aidiyetten kopan bireylerin dijital ortam pratikleri gözlemsel ve yorumlayıcı bir perspektifle incelenmiştir. Çalışma, dinin modern dönemde yok olmadığını; bireyselleşme/dijitalleşme ekseninde biçim değiştirerek varlığını sürdürdüğünü; sekülerleşmenin ise dinin kaybı değil dönüşümü olduğunu vurgulamaktadır. Dijital medya, bireysel inanç ve kültürel hafıza, bu dönüşümün belirleyici unsurları olarak öne çıkmaktadır.
Keywords
220 views · 237 downloads
