- Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Cilt: 7 Sayı: 2
- Savcılık İntikamcılığı (Prosecutorial Vindictiveness) Doktrini ve Türk Hukukuna Yansımaları...
Savcılık İntikamcılığı (Prosecutorial Vindictiveness) Doktrini ve Türk Hukukuna Yansımaları
Authors : Burak Taş
Pages : 889-927
Doi:10.59933/tauhfd.1851960
View : 231 | Download : 434
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Savcılık intikamcılığı doktrini, ceza adalet sisteminde sanıkların anayasal ve yasal haklarını kullanmaları nedeniyle savcılar tarafından intikam veya kin duygusu ile misilleme yapılmasını engelleyen önemli bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Bu doktrin, Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi tarafından geliştirilmiş ve adil yargılanma hakkının temel bir parçası olarak kabul edilmiştir. Doktrinin temelinde, savcının suçlama veya ceza talebinde bulunurken ve yargılama sürecindeki rolü noktasında kişisel kin, siyasi motivasyon ya da sanığın yasal haklarını kullanmasına tepki gibi uygunsuz saiklerle hareket etmemesi gerektiği anlayışı bulunmaktadır. Türk hukukunda savcıların tarafsızlığı ve bağımsızlığı gibi konular akademik çalışmalara sıklıkla konu edilmişken Amerikan hukukunda oldukça önemli görülen savcılık intikamcılığı doktrini hakkında herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu konu ilgili içtihatlar, yargı pratikleri, konuyu doğrudan esas alan eserler kaynak alınarak bu çalışmada sistemli bir incelemeye tabi tutulmuştur. Bu yönüyle söz konusu çalışma, özgün bir değer taşımaktadır. Türk hukukunda savcılık intikamcılığı doktrininin doğrudan bir karşılığı yoktur. Savcılar, maddi gerçeği araştırmak ve şüphelinin hem lehine hem de aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlü olsa da takdir yetkilerinin bağımsız ve etkili şekilde denetlenmesi konusunda önemli eksiklikler bulunmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bazı dolaylı koruma hükümleri yer alsa da bunlar sistematik ve yeterli bir güvence sağlamamaktadır. Ayrıca, seçici muhakeme ve aşırı suçlama gibi savcılık yetkisinin kötüye kullanılmasına dair uygulamalar, Türk hukukunda açıkça tanımlanmış değildir; bu da keyfi davranış riskini artırmaktadır. Türk hukukunda savcıların takdir yetkisini sınırlayan ve keyfi uygulamaları önleyen daha şeffaf ve etkili denetim mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Savcılık intikamcılığı doktrini, adil yargılanma ve eşitlik ilkeleri açısından şüpheli ve sanığa önemli bir koruma sağlar; Türk hukukunda bu alanda yapılacak reformlar, hem temel hakların korunmasına hem de ceza adaletine duyulan güvenin güçlenmesine katkı sağlayacaktır.Keywords : Savcılık görevinin kötüye kullanımı, intikamcılık, aşırı suçlama, seçici muhakeme, savcı tarafsızlığı
ORIGINAL ARTICLE URL
