- Ankara Barosu Dergisi
- Volume:82 Issue:3
- İDARİ YARGI PRATİĞİNDE TAZMİNATA İŞLETİLECEK FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
İDARİ YARGI PRATİĞİNDE TAZMİNATA İŞLETİLECEK FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
Authors : Ahmet Bağrıaçık
Pages : 349-390
Doi:10.30915/abd.1438687
View : 272 | Download : 226
Publication Date : 2024-07-26
Article Type : Research Paper
Abstract :Danıştay, ilgilinin idari işlem veya eylem nedeniyle uğramış olduğu zararının telafisi için açtığı tam yargı davalarında, ödenmesine hükmettiği tazminata uygulanacak faizin başlangıcı için kural olarak idareye başvuru tarihini esas almaktadır. Faiz başlangıcı için idareye başvurunun esas alınması birçok durumda gerçek zararın telafi edilmesinin önüne geçmektedir. İdare hukuku ve idari yargı mevzuatında, faizin başlangıcı için herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla bu eksik içtihatla doldurulmuş ve Danıştay’a göre bu içtihat istikrar kazanmıştır. Ancak söz konusu bu içtihat, kararlar incelendiğinde kendi içinde çelişkiler barındırmaktadır. Faizin anaparaya bağlı bir yan alacak olması ve bu yönüyle mülkiyet hakkını ilgilendirmesi, söz konusu alanın yasal düzenleme ile doldurulması gerekliliğini mecbur kılmaktadır. Diğer taraftan Danıştay’ın idareye başvuru tarihini esas almasının altında, idarenin en erken bu tarihte zararı karşılayabileceği ve dolayısıyla bu tarihte temerrüde düşmüş olduğu gerekçesi yatmaktadır. Bu sebeple kaynağını özel hukuktan alan temerrüt kavramına ve bu kavramın idari yargıda uygulanabilirliğini de incelemek gerekmektedir. Çünkü Türk Borçlar Kanunu’nun 117’nci maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düşmesi için ihtarın şart olması hali, borcun sözleşmeden kaynaklanmasına bağlıdır. Borç haksız fiilden kaynaklanıyorsa borçlu fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş kabul edilmektedir. Çalışma, bahsi geçen konuyu mevzuat, içtihat ve doktrinde yer alan verilen ve görüşler kapsamında ele almaktadır.Keywords : tam yargı davası, tazminat, faiz, mülkiyet hakkı, temerrüt
ORIGINAL ARTICLE URL
