- Ankara Barosu Dergisi
- Cilt: 83 Sayı: 1
- KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE AKTÖRLERİNİN 6284 SAYILI YASAYA BAKIŞI: ERZURUM ÖRNEĞİ
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE AKTÖRLERİNİN 6284 SAYILI YASAYA BAKIŞI: ERZURUM ÖRNEĞİ
Authors : Enes Keleş, Songül Sallan Gül
Pages : 661-717
Doi:10.30915/abd.1588888
View : 179 | Download : 187
Publication Date : 2025-01-15
Article Type : Research Paper
Abstract :1970’lerle giderek güç kazanmaya başlayan feminist hareketle birlikte kadına yönelik şiddet olgusu toplumsal ve politik gündeme taşınmıştır. Türkiye’de 1980 ve 1990’lı yıllarda konu bir tabu, aile içi bir mesele olmaktan çıkmış, mücadele ulusal ve uluslararası boyutta yeni gelişmelere olanak tanımıştır. Kadına yönelik şiddetin türlerinden biri olan aile içi şiddetle mücadelede dayanışma merkezleri ve sığınaklarla başlayan süreç yasal ve kurumsal gelişmelerle güçlenmiştir. Kadına yönelik şiddet, cinsiyet ve güçten kaynaklanan ve erkeklerin kadınlar üzerindeki hâkimiyet ve kontrolünü sürdürme ideolojisi olan ataerkil kültüre dayanır. Bu nedenle önleyici politikalar arasında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayıcı ve koruyucu politikalar ve hukuki zemin gereklidir. Bu da kadının insan hakları bağlamında şiddetten korunma ve yaşam hakkının sağlanarak kurumsal uygulamaların izlenmesini zorunlu kılar. Türkiye’de yasal bağlamda 1998 yılında 4320 sayılı yasayla önemli bir adım atılmıştır. Ancak yasa ve uygulamasındaki eril bakışın yol açtığı sorunların giderilmesi amacıyla 2012 yılında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve İstanbul Sözleşmesi kabul edilmiştir. Türkiye’de siyasi iradenin 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi nedeniyle günümüzde 6284 sayılı kanun, kadına karşı şiddetle mücadelenin temel yasal güvencesini oluşturmaktadır. Yasa kadına yönelik şiddetle mücadele çok aktörlü bir yapı ortaya koymaktadır. Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ilgili kuruluşları (sığınmaevleri ve ŞÖNİM’ler), kolluk kuvvetleri, sivil örgütler (kadın STK’lar) ve hukuki kurumlar (Aile mahkemeleri ve barolar gibi) yasanın uygulayıcı ve denetleyici kurumlarıdır. Ayrıca iller düzeyinde sürecin izlenmesi için il koordinasyon kurulları da oluşturulmuştur. Benzer biçimde 1990’lı yıllarla birlikte belediye ve bağımsız kadın örgütlerinin öncülüğünde açılan ilk kadın sığınmaevlerini kamusal kadın konukevleri izlemiş ve sayıları günümüzde 149’a ulaşmıştır. Ancak gerek 6284 sayılı yasa, gerekse acil yardım hatları ve gerekse sığınmaevleri gibi koruyucu ve önleyici kurumsal gelişmelere karşın kadına karşı şiddet önlenememektedir. Bu da yasalar kadar ilgili kurumların ve uygulayıcı aktörlerinin sorgulanmasını gerektirmektedir. Yasaya bakış açısı ve uygulama pratiklerinin neden etkin mücadele sağlamadığı sorusunun da yanıtlanması bağlamında bu çalışma Erzurum ili örneğinde konuyu değerlendirmektedir. Erzurum il koordinasyon komisyonunda yer alan aktörlerle yapılan görüşmeler neshinde 6284 sayılı yasa sorgulanmaktadır. Nitel araştırma yöntemi çerçevesinde derinlemesine görüşmeler Mart-Ekim 2024 tarihlerinde gerçekleştirilmiş ve çalışma 23 katılımcının katkılarıyla tamamlanmıştır. 6284 sayılı yasanın uygulayıcı ve denetleyici aktörlerinin gözünden yasa, şiddeti önleyici niteliği ve görüşmecilerin toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik görüşleri temelinde sorgulanmaktadır.Keywords : Kadına Yönelik Şiddet, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği, Şiddetle Mücadele Aktörleri, 6284 Sayılı Yasa
ORIGINAL ARTICLE URL
