IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Vakanüvis - Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi
  • Volume:9 Issue:Dr. Selma Pehlivan'a Armağan Özel Issue
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Üç Yıl Süren İlk Şirket Davası: Nestlé’nin Birinci Dünya Harbi İle Ortaya ...

Osmanlı İmparatorluğu’nda Üç Yıl Süren İlk Şirket Davası: Nestlé’nin Birinci Dünya Harbi İle Ortaya Çıkan Tâbiiyet Sorunu

Authors : Şefik Memiş, Arif Kolay
Pages : 2140-2184
Doi:10.24186/vakanuvis.1535781
View : 145 | Download : 114
Publication Date : 2024-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Osmanlı İmparatorluğu ile 1838’de imzaladığı [Baltalimanı] Ticaret Anlaşması, İngiltere’ye Memâlik-i Osmaniye’yi geniş bir pazara ve topraklarını da İngiliz şirketleri için bakir bir ticaret ve üretim üssüne çevirme imkânı verdi. İngiliz uyruklu bir şirket olmak, ciddi ticari ayrıcalıklara sahip olmak, serbestiyetlerden yararlanmak, bürokrasiye takılmamak, dolayısıyla kârını artırmak anlamına geliyordu. Osmanlı pazarına giren İngiliz-İsviçre ortaklığındaki “süt hülasası” ve “çikolata” üreticisi Nestlé de bu imkândan yararlanma yolunu seçti. II. Meşrutiyet sonrası Osmanlı topraklarındaki operasyonunu genişletmeye karar veren Nestlé, bu hedefini kapsamlı reklam kampanyası ve sosyal sorumluluklarla destekledi. Bu süreçte ortaya çıkan sorunları da çift uyruklu bir şirket olmanın verdiği avantajla, İngiliz tabiiyetini tercih ederek aştı. Ne var ki Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ve İngiltere ile Osmanlı İmparatorluğu’nun “muhasım” devletler olarak karşı saflarda yer alması, bu avantajı dezavantaja çevirdi. Savaş süresince İtilaf Devletleri uyruğundaki şirketler özel bir muameleye tabi tutulacaktı. Kapsamlı pazar hamlesi sebebiyle Türk şekerlemecilerinin düşmanlığını çeken Nestlé, Şekerci Mehmed Refet Efendi tarafından 1916 yılında mahkemeye verilerek, iki tabiiyetten hangisinin geçerli olduğunun açık şekilde belirlenmesi istendi. Beyoğlu İstinaf Mahkemesi’nde başlayan muhakeme süreci, Nestlé’nin talebi üzerine Şûrâ-yı Devlet’e taşındı. Bir yandan Birinci Dünya Savaşı, diğer yandan hukukî mücadele bütün şiddetiyle sürdü. Yaklaşık 3 yıla yakın devam eden davanın her aşamasında, Nestlé çeşitli itiraz dilekçeleri sunarak, 1906’dan beri İsviçre tabiiyetinde olduğunu ispatlamaya çalıştı. Şûrâ-yı Devlet şirketin öne sürdüğü bütün argümanları ayrıntısıyla değerlendirdi. Ayrıca Bab-ı Ali Hukuk Müşavirliğinin hazırladığı çok yönlü karşı mütalaayı okudu. Ardından Nestlé’ye yeni deliller ibraz etme fırsatı verdi. Sunulan yeni deliller sebebiyle ilk mütalaayı yeterli bulmayıp, Hukuk Müşavirliğinden tekrar mütalaa hazırlamasını talep etti. Nihayetinde Şûrâ-yı Devlet, kamunun ve şirketin öne sürdüğü delilleri birini diğerine öncelemeden analiz eden kararını yayınladı. Böylece savaş gibi olağanüstü bir dönemde bile “kestirmeci ve kolaycı” bir yaklaşımı benimsemediğini, adaleti savaştığı ülkenin şirketleri içinde gerçekleştirmeyi amaçladığını gösterdi. Üç yıla yakın süren dava, yabancı şirketlerin hakları ve yatırımları bağlamında savaşın şartlarının yönlendirici etkisine ram olmadan nasıl özenle hareket edildiğini göstermesi bakımından önemliydi. Osmanlı arşiv belgelerine dayanılarak hazırlanan bu makale, bu özellikleriyle günümüze de ışık tutacak bir niteliğe sahiptir.
Keywords : : Nestlé, yabancı şirketlerin tabiiyeti, Osmanlı ticaret davaları

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026