IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
  • Cilt: 11 Sayı: 2
  • İbn Ebî Zeyd el-Kayrevânî’nin İtikadî Çizgisi: Selefî–Eş‘arî Yaklaşımlarla İrtibatı ve Şerh–Haşiye L...

İbn Ebî Zeyd el-Kayrevânî’nin İtikadî Çizgisi: Selefî–Eş‘arî Yaklaşımlarla İrtibatı ve Şerh–Haşiye Literatürü Üzerinden Bir Değerlendirme

Authors : Halil İbrahim Delen
Pages : 624-652
Doi:10.32955/neu.ilaf.2025.11.2.09
View : 154 | Download : 110
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makale, Mağrib bölgesinin önde gelen Mâlikî fakihlerinden ve usûl âlimlerinden olan İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî’nin (ö. 386/996) itikadî görüşlerini Selefîlik ve Eş‘arîlik arasındaki konumunu merkeze alarak incelemektedir. İbn Ebû Zeyd, Kuzey Afrika’daki Mâlikî geleneğin sistemleşmesinde öncü bir isim olmakla kalmamış, aynı zamanda kelâmî tartışmalar karşısında Ehl-i Sünnet inancını müdafaa eden güçlü bir şahsiyet olarak dikkat çekmiştir. Onun hayatı, eserleri ve düşünceleri etrafında gelişen bu inceleme, hem klasik kaynaklar hem de modern literatür üzerinden yürütülmektedir. İbn Ebî Zeyd’in Risâle’sinin mukaddimesinde ortaya koyduğu akidevî görüşler, tarih boyunca bir yandan Selefî çevreler tarafından sahiplenilmiş, diğer yandan da Eş‘arî gelenekle dikkate değer paralellikler arz etmiştir. Bu nedenle İbn Ebû Zeyd’in kelâmî mirası, Selefî söylem ile Eş‘arî yaklaşım arasında bir köprü işlevi görmektedir. Özellikle İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî’nin en meşhur eseri olan Risâle’nin inanç esaslarına dair bölümü, zaman içerisinde bağımsız olarak “Muḳaddimetü’r-Risâle” veya “ʿAkîdetü’s-Selef” adıyla müstakil baskılarla yayılmıştır. Bu bölüm, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in itikâdi görüşlerini özlü biçimde toplaması bakımından Selefî çevrelerin dikkatini çekmiş ve onlar tarafından sahiplenilmiştir. Nitekim günümüzde de söz konusu metin, farklı şerhlerle açıklanmakta ve çeşitli medreselerde ders kitabı olarak okutulmaya devam etmektedir. İbn Ebû Zeyd’in kelâmî görüşleri, Selefî inanç yapısının temel ilkelerine dayanmakla birlikte, yaşadığı dönemin hâkim kelâmî yapılarıyla –özellikle Eş‘arîlik– yer yer örtüşen bir karakter arz etmektedir. Bu durum, onun düşüncesinin yalnızca katı bir Selefîlik çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini; aksine, Selef geleneğine sadık kalırken daha esnek bir çizgiye sahip olduğunu göstermektedir. İbn Ebû Zeyd’e göre iman; kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve organların ameliyle oluşmaktadır. İman, itaate bağlı olarak artar, günah işlemekle azalmaktadır. Ancak bu azalma, imanın bütünüyle yok olmasına yol açmamakta; günahkâr bir Müslüman iman dairesinden çıkmamaktadır. Nitekim Haricîlerin tekfirci tavrına ve Mürcie’nin ameli imandan tamamen soyutlayan yaklaşımına karşı, orta yolu tercih eden bir anlayış benimsemektedir. İman konusunda “istisna” meselesine dair tutumu da benzer bir itidali yansıtmaktadır; kişiye hem teslimiyet hem de tevazu önererek ahlâkî boyutu öne çıkarmaktadır. Allah’a nispet edilen “istivâ”, “el”, “yüz” gibi haberî sıfatların te’vilsiz kabul edilmesi, onun Selefî bir tutum içerisinde olduğunu gösteren unsurlar arasında yorumlanmaktadır. Bununla birlikte Allah’ın kelâmının ezelîliği, kader anlayışı, sem‘iyyât gibi konulardaki görüşleri, Eş‘arî doktrinin temel kabulleriyle önemli ölçüde örtüşmektedir. Nitekim kader bahsinde Allah’ın ilmi, iradesi, yazması ve yaratması çerçevesinde meseleyi açıklaması, dönemin Selefi ve Eş’ari genel çizgisiyle uyumludur. İbn Ebû Zeyd, sahabe sevgisini imanın bir gereği olarak vurgulamaktadır, onların ihtilaflarını gündeme taşımanın uygun olmadığını ifade etmektedir. Bu yaklaşım, özellikle Şiî-Fâtımî propagandalarının güçlü olduğu bir dönemde siyasî ve itikadî bir tavır olarak da okunabilir. Ahiret ahvaline dair meselelerde ise kabir azabı, sırat, havz, mizan, nüzûl-i Îsâ ve Deccal gibi meseleleri, tartışmasız kabul edilmesi gereken iman esasları olarak değerlendirmektedir. Bu yönüyle onun düşüncesi, Selefî geleneğin literalist duyarlılığını taşımaktadır. Öte yandan İbn Ebû Zeyd’in tasavvufa yönelik eleştirileri de dikkat çekicidir. Keramet iddialarını, özellikle dinî ve aklî temelden yoksun olan aşırı söylemleri reddetmiş; fakat keramet olgusunu bütünüyle inkâr etmemiştir. Bu tavır, onun mutedil yaklaşımının tasavvuf sahasında da sürdüğünü göstermektedir. Sonuç olarak, İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî’nin itikadî görüşleri, Selefî söylem ile Eş‘arî düşünce arasında bir denge arayışını yansıtmaktadır. Bu nedenle İbn Ebû Zeyd, İslam düşünce tarihinde Selef ile Halef arasında köprü kuran bir âlim olarak değerlendirilebilir.
Keywords : Kelam, Akaid, Selef, İbn Ebî Zeyd, Eş`arîlik

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026