ÂMİRÎ`DE ÖLÜM VE AHİRET DÜŞÜNCESİ
Authors : Hacer ERGİN
Pages : 7-17
Doi:10.46595/jad.370207
View : 32 | Download : 13
Publication Date : 2018-06-15
Article Type : Research Paper
Abstract : Âmirî, Kitâbu’l-Emed ale’l-Ebed isimli eserinde ruh-beden ili ş kisini ele almı ş tır. Bu makale, felsefî bir problem olarak ölümden sonraki ya ş am meselesini, filozof tarafından nasıl ele alındı ğ ını ortaya koymayı amaçlamaktadır. İ nsan bedenini bir düalite üzerinden ele alan Âmirî’ye göre insan, beden ve nefsten müte ş ekkildir. İ nsan nefsi de ikili bir tasnife tabi tutulmaktadır: Hissî nefs ve nutkî nefs. Cüz’î, mümkün ve zamanî olanı idrak edebilen hissî nefs, var olabilmek için bedene ihtiyaç duymaktadır. Tümel, zorunlu ve ebedî olanı idrak edebilen nutkî nefs, bedene ihtiyaç duymaz ancak onun, bedenle güçlü bir irtibatı vardır. Filozofun bedenle ili ş kisini yukarıdaki gibi ifade etti ğ i nefs türlerinden nutkî nefs, ölümden sonraki süreçle ili ş kilendirilmektedir. Kendi ba ş ına kâim olan ve var olmak için bedene ihtiyaç duymayan nutkî nefs, ölümle birlikte yok olmamaktadır. Âmirî, yaratıcı fikrine sahip olan her insanın ahiret hayatının varlı ğ ını kabul edece ğ ini dile getirmektedir. İ nsanda var olan ebedî mükafat dü ş üncesi, bu iddiaya gerekçe olu ş turmaktadır. Ahiret fikrine sahip olmayan grupların varlı ğ ına kısaca i ş aret eden filozof, ahiret hayatının varlı ğ ını kabul edenleri merkeze almaktadır. Bu noktadan hareketle felsefecilerin, di ğ er dinlere mensup olanların ve Müslümanların konu hakkındaki dü ş ünceleri tartı ş ılmaktadır. Âmirî, bu de ğ erlendirmeleri sırasında Müslümanlar içerinde Mutezile haricindeki grupların görü ş lerinde haklılık payı buldu ğ unu ifade etmektedir. Ancak filozofa göre bu mesele, aslî olarak kutsal kitap merkeze alındı ğ ında anla ş ılırlık kazanabilecektir.Keywords : Âmirî, hissî nefs, nutkî nefs, beden
ORIGINAL ARTICLE URL
