“KADIN” SÖZCÜĞÜNÜN TARİHSEL SÜREÇ İÇERİSİNDE DEĞİŞEN ANLAMLARI
Authors : Yıldız IŞIK
Pages : 68-84
View : 95 | Download : 169
Publication Date : 2018-06-27
Article Type : Research Paper
Abstract :Danimarkalı filozof Soren Kierkegaard insert ignore into journalissuearticles values(2003: 11);, tıpkı insanlar gibi, kavramlarında geçmişleri olduğunu, onların da zamanın yıpratıcı etkileri karşısında en az insanlar kadar aciz kaldığını belirtir. Kierkegaard’ın söylediği gibi, Türkçedeki kadın kavramının da uzun, yüklü bir geçmişi vardır. Kavram, Türk dilinin ilk yazılı belgeleri olan Orhon Yazıtlarından itibaren Eski, Orta ve Yeni Türkçe dönemlerini aşıp günümüze dek varlığını sürdürmeyi başarabilmiş bir sözcüktür. Bu makalede, kadın sözcüğünün kavramsal anlamından hareketle hangi köklere dayandığı, ilk olarak nasıl bir anlam taşıdığı, süreç içerisinde nasıl bir biçim ve anlam değişikliği gösterdiği üzerinde durularak tarihsel metinlerin alt katmanlarındaki gizli temsillerin, sözlüklerin içine gömülü kalmış anlamların izi sürülecektir. Bu izin sürüldüğü yerler, kadın sözcüğünün örttükleriyle sınırlı olacaktır. Kavrama yapılacak kazı çalışması, kadın kavramının tuzaklarla dolu olduğu ön kabulüne dayanmaktadır. Tuzağı, Derrida insert ignore into journalissuearticles values(2011: 58);’nın dediği gibi, doğanın değil de dilin içine gizlenmiş yapay düzenek olarak düşündüğümüzde, kadın kavramındaki tuzağın dilsel ayrımcılık içerdiğini söyleyebiliriz. Tuzağı boşa çıkarabilmek için kadın sözcüğünün çözümlemesi yapılarak sözcüğünün kökeninde ve kavramsal anlamında kendini gösteren ama gözden kaçırılmış olan dilsel dolayısıyla kültürel adaletsizlik açık edilecektir.Keywords : Kültür, Tarih, Değişim, Kadın
ORIGINAL ARTICLE URL
