- Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı
- Cilt: 24 Sayı: 39
- Edirne Antlaşması’nda (1829) Tuna Nehri Sahil ve Adalarının Statüsü
Edirne Antlaşması’nda (1829) Tuna Nehri Sahil ve Adalarının Statüsü
Authors : Mensure Kızıl
Pages : 38-54
Doi:10.17518/canakkalearastirmalari.1789049
View : 122 | Download : 486
Publication Date : 2025-10-31
Article Type : Research Paper
Abstract :1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nın ardından 14 Eylül 1829’da imzalanan Edirne Antlaşması, Osmanlı-Rus ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası oluşturmuş; özellikle Eflak ve Boğdan’ın idari ve siyasi statüsü ile Tuna Nehri üzerindeki sınır düzenlemeleri antlaşmanın en dikkat çekici yönleri olmuştur. Antlaşma, önceki 1812 Bükreş ve 1826 Akkirman düzenlemelerinin üzerine inşa edilmiş, ancak bu kez özellikle sınırların çizimi ve özerklik konularında daha ayrıntılı hükümler içermiştir. Antlaşmanın 3. maddesi, Eflak ve Boğdan sınırlarının Tuna Nehri boyunca yeniden tanımlanmasını sağlamış ve Tuna havzasındaki adaların kime ait olacağı, sahil şeritlerinin statüsü ve yerleşimlerin bağlı bulunduğu idari yapılar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu değişiklikler, Eflak ve Boğdan’ın Osmanlı’ya bağlı özerk prenslikler olarak kalmasını sağlarken, Rusya’nın bölge üzerinde doğrudan nüfuz kurmasına da zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla Tuna Nehri yalnızca bir doğal sınır değil, aynı zamanda diplomatik dengeyi, ticaret yollarını ve yerel toplumsal yapıyı etkileyen kritik bir unsur haline gelmiştir. Bu çalışma, Edirne Antlaşması bağlamında Tuna Nehri havzasındaki sağ ve sol sahilleri, sınır hattındaki yerleşimleri ve adaların statüsü gibi düzenlemeleri Osmanlı Arşiv belgeleri, diplomatik raporlar, mektuplaşmalar ve kronikler ışığında ele almaktadır. Osmanlı-Rus ilişkileri ve Tuna havzasındaki sınır çalışmalarına kaynaklık etmesi açısından literatüre katkı sunacaktır.Keywords : 1829 Edirne Antlaşması, Tuna Nehri, Tuna Adaları, Sahiller, Sınır Hattı
ORIGINAL ARTICLE URL
