- Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi
- Volume:9 Issue:27
- YOL AYRIMINI DERİNLEŞTİREN SÜREÇTE TÜRK-SOVYET İLİŞKİLERİNDE MEYDANA GELEN GELİŞMELER (19 MART 1945-...
YOL AYRIMINI DERİNLEŞTİREN SÜREÇTE TÜRK-SOVYET İLİŞKİLERİNDE MEYDANA GELEN GELİŞMELER (19 MART 1945- 7 KASIM 1945)
Authors : Gürbüz ARSLAN
Pages : 139-191
Doi:10.33692/avrasyad.950916
View : 60 | Download : 14
Publication Date : 2021-06-16
Article Type : Research Paper
Abstract :Millî Mücadele döneminde temelleri atılan ve gelişen Türk-Sovyet ilişkileri, Montreux Konferansı’ndan itibaren Boğazların ortak savunulması gibi eski Çarlık Rusya’sının klasikleşmiş bir talebini ortaya koymasıyla birlikte yol ayrımına girmiştir. İlişkilerdeki yol ayrımı, yapılan girişimlere rağmen bir türlü düzeltilememiş ve II. Dünya Savaşı yıllarında da artarak devam etmiştir. Böyle bir dönemde İngiltere, Montreux Sözleşmesi’nin değiştirilebileceği konusunda açık kapı bırakınca, Sovyet uzmanları konuyla alakalı hazırladıkları raporlarda, yapılacak değişikliğin Boğazların Türkiye ve SSCB tarafından birlikte yönetilmesine imkân verecek mahiyette olması ve Türkiye’nin bunu isteyerek onaylaması halinde iyi sonuçlar verebileceği üzerinde durmuştur. Sovyet yönetimi, bu yönde geliştirilen strateji kapsamında, 19 Mart 1945 tarihinde, süresi 7 Kasım 1945’te dolacak olan 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması’nın yenilenmeyeceğini bildirmiştir. Türkiye yeni bir antlaşma için masaya oturduğu zaman da antlaşmanın bedeli olarak Boğazlarda üs, Montreux Sözleşmesi’nde değişiklik ve toprak iadesi gibi taleplerini ortaya koymuştur. Bu durum, ikili ilişkilerde yol ayrımını derinleştiren süreci de beraberinde getirmiştir. Zira bu dönemde Türkiye, Sovyet taleplerinin engellenmesi hususunda özellikle ABD’nin desteğini almak için yoğun bir uğraş vermiş ve SSCB’den giderek uzaklaşmıştır. Çalışmanın amacı, Sovyet yönetiminin Boğazların Türkiye ile birlikte yönetilmesine yönelik geliştirdiği strateji dâhilinde izlediği politikayı ve bu politika sırasında toprak iadesi gibi bir talebi nasıl gündeme getirdiğini ortaya koymaktır. Sovyetlerin bu yolda attığı adımların Türkiye-SSCB ilişkilerindeki yol ayrımını derinleştirdiğine ve uzun süre tamir edilemeyecek bir tahribata yol açtığına dikkati çekmektir. Çalışma, bu süreci ağırlıklı olarak birincil kaynak olarak kabul edilen ABD Dışişleri diplomatik vesikaları, TC Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanmış resmî belgeler, hatıratlar ve süreli yayınlar ışığında irdelemesi açısından farklı bir özgünlüğe sahiptir.Keywords : Türk Sovyet İlişkileri, Türk Dış Politikası, Saldırmazlık Paktı
ORIGINAL ARTICLE URL
