1918 GEDİZ YANGINI
Authors : Mahmut Akkor
Pages : 381-405
Doi:10.33692/avrasyad.1667750
View : 56 | Download : 51
Publication Date : 2025-06-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Kütahya’ya bağlı bir ilçe olan Gediz, coğrafi konumu itibarıyla Ege, Marmara ve İç Anadolu’nun kesişim noktalarına yakın bir konumda kurulmuş, tarihi çok eskiye dayanan bir yerleşim yeridir. Tarihteki birçok medeniyetten izler taşıyan Gediz, zaman içinde birçok doğal afet ve felaket yaşamıştır. 1918 yılında yaşanan büyük yangın, bunlardan bir tanesidir. Bağ bozumu döneminde yaşanan yangın, ilçenin neredeyse tamamını kül etmiş, binlerce insanı evsiz bırakmıştır. Birinci Dünya Savaşı döneminde Gediz’de esaret hayatı yaşayan askerlerin yardımıyla söndürülmeye çalışılsa da binaların ahşap oluşu ve yetersiz itfaiye ekipmanı ve personeli nedeniyle büyük bir yıkım yaşanmıştır. Yangın sonrası çaresiz kalan halk, hayatını devam ettirebilmek için civar bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır. Hem göç edenler hem de yangın külleri arasında yeniden bir yaşam kurmaya çalışanlar oldukça zor günler yaşamışlardır. Yangın sonrası Gediz’in farklı bir noktaya taşınması gündeme gelmiş, ancak kentin kısa süre sonra Yunan işgaline uğraması yeni bir süreci beraberinde getirmiştir. Cumhuriyet’in ilanından sonra ülkedeki iktisadi durum Gediz dahil tüm Anadolu’nun gelişim sürecini yakından etkilemiştir ve birçok aksaklıklar yaşanmıştır. 1970 yılındaki büyük depremde neredeyse tamamen yıkılan Gediz, zoraki de olsa 7 km güneyde yeni bir mevkiye taşınmıştır. Yeni yerleşim yeri, modern bir şehir planlamasıyla inşa edilirken, eski yerleşim yeri olan Eskigediz, tarihi ve kültürel mirasıyla koruma altına alınmıştır. Günümüzde Gediz, hem tarihi dokusuyla hem de modern yapısıyla Anadolu’nun önemli bir kültür ve yaşam merkezi olarak varlığını sürdürmektedir. Ancak yaşanan afetler, olası sorunlara karşı alınacak önlemlerin ve planlamaların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.Keywords : Anadolu, 1918, Gediz, Yangın, İngiliz Esirler
ORIGINAL ARTICLE URL
