Kadîm Arap Mûsikî Geleneğinde Muvaşşah Formu
Authors : Furkan Yılmaz, Muhammet Zinnur Kanık
Pages : 191-209
Doi:10.31591/istem.1734267
View : 137 | Download : 179
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu makalede, Arap edebiyatı ve mûsikisi bağlamında özgün bir form olan muvaşşah ele alınmıştır. Etimolojik kökeni Arapça “وشح” (süslemek, kemer takmak) fiiline dayanan muvaşşah, 10. yüzyılda Endülüs’te ortaya çıkarak edebi ve müzikal yapıyı bünyesinde barındıran bir formdur. Tek kafiye düzenini terk ederek çok kıtalı ve nakaratlı bir yapı benimseyen bu form, klasik Arap şiir geleneğine dramatik bir yenilik getirmiştir. Yahudi, Hristiyan ve Müslüman kültürlerin kesişiminde şekillenen muvaşşah, edebi ve müzikal yapıyı harmanlamasıyla dikkat çeker. Şiirin belirli bölümlerden oluşan yapısı (matla’, devr, sımt, kufl, ğusl, harce) ve özellikle farklı dillerde (özellikle İspanyolca) yazılmış harce bölümleri, formun çokkültürlü yapısını yansıtır. Ziryab sonrası Endülüs mûsikisi içerisinde yer bulan muvaşşah, zamanla nevbet tertibinde de kullanılarak Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yayılmıştır. 1932 Kahire Arap Musiki Kongresi’nde bu formun hem edebiyat hem de musiki açısından geçirdiği dönüşüm, ayrıntılarıyla tartışılmıştır. Aynı zamanda tarihi bir miras olarak Arap müziğindeki muvaşşah formu, bu kongreden sonra müzik anlayışı itibariyle Batı müziğiyle harmanlanmış bir yapıda karşımıza çıkmıştır. Geleneksel repertuarda bulunan muvaşşahların kongre sonrası Batı müziği tekniğiyle orkestrasyona tâbi tutulduğuna dair örneklere ulaşılmıştır. Çalışmanın son bölümünde yapılan nota analizleriyle muvaşşah formunun makam ve usul ile olan ilişkisi ortaya konmuştur. Bu analizler sonucu formun bölgesel çeşitlilikler ve tarihsel dönemlerde farklılıklar gösterdiği anlaşılmaktadır. Muvaşşahlar, Kuzey Afrika’da çoğunlukla halk ezgilerinden oluşan bir repertuarı ifade ederken Mısır’da klasik ve modernleştirilmiş örnekleri bulunmaktadır. Suriye’de ise sistematik bir form olduğu görülmüştür. Ayrıca klasik muvaşşahların içerisinde büyük usullerle bestelenmiş olanların, şiir ve terennüm tercihlerine bakılarak Türk müziği formlarından kâr ve besteye benzediği düşünülmektedir. Osmanlı döneminde doğrudan kullanılmasa da tevşih gibi formlar aracılığıyla dolaylı etkilerine rastlanmıştır. Muvaşşah, kültürel ve sanatsal etkileşimin tarihi bir örneği olarak değerlendirilmelidir.Keywords : Muvaşşah, Tevşih, Arap Mûsikîsi, Arap Edebiyatı, Arap Mûsikî Kongresi
ORIGINAL ARTICLE URL
