- Kader
- Cilt: 23 Sayı: 2
- Nevevî’nin Haberî Sıfatlar Telakkisi: Hanbelî İtikadî Çizgi ile Kelâmî Te’vil Geleneği Arasındaki Ko...
Nevevî’nin Haberî Sıfatlar Telakkisi: Hanbelî İtikadî Çizgi ile Kelâmî Te’vil Geleneği Arasındaki Konumu
Authors : Zekerya Sarıbulak
Pages : 617-639
Doi:10.18317/kaderdergi.1779511
View : 103 | Download : 158
Publication Date : 2025-12-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, Nevevî’nin haberî sıfatlara ilişkin yaklaşımını, İslâm düşünce tarihinde önemli bir kırılma noktası oluşturan Hanbelî itikadî çizgi ile kelâmî te’vil geleneği arasındaki konumunu ortaya koymak amacıyla ele alınmıştır. Kur’ân-ı Kerim ve hadislerde geçen, lafzî anlamları itibariyle teşbih ve tecsîm çağrışımı yapan bazı ifadeler, İslâm ilim geleneğinde “haberî sıfatlar” olarak isimlendirilmiştir. Bu tür ifadelere yönelik anlam arayışları, ilk dönemlerden itibaren âlimlerin dikkatini çekmiş, farklı metodolojik eğilimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Böylelikle İslâm düşüncesinde, nasların zahirî anlamına bağlı kalma ile onları aklî yorum çerçevesinde te’vil etme arasında köklü bir tartışma doğmuştur. Teşbih ve tecsîm anlayışı, sınırlı bazı fırka ve çevreler dışında genel kabul görmemiş, çoğunluk tarafından reddedilmiştir. Buna karşılık, hadis merkezli bir din anlayışını esas alarak nasların zahirine bağlı kalmayı savunan Hanbelî âlimlrinin, aklî yorumları çoğunlukla ikincil bir planda değerlendirmiş ve kelâm ilmini bid‘at kabul etmişlerdir. Öte yandan, nasların yanında akla da belirgin bir rol tanıyan kelâmcılar ise te’vil yöntemini benimseyerek Yüce Allah’ın tenzihi açısından bu yaklaşımı zaruri görmüşlerdir. Bu iki eğilim arasındaki ihtilaf, yalnızca ilmî tartışmalara değil, zaman zaman toplumsal ve siyasal boyutları olan gerilimlere de yol açmıştır. Tarihsel süreçte te’vil karşıtı Hanbelî söylem ile te’vili savunan kelâmî çizgi, İslâm toplumlarında farklı dönemlerde farklı ağırlıklarla etkisini sürdürmüştür. Günümüzde de benzer tartışmalar farklı biçimlerde devam etmektedir. Çağdaş Hanbelî eğilimli bazı yazarlar, nasların zahirî anlamına bağlı kalmayı savunarak te’vili reddetmekte; buna karşılık kelâmî geleneği benimseyen ilim çevreleri, te’vili gerekli görerek tarihsel çizgiyi sürdürmektedir. Her iki yaklaşım da kendi görüşlerini meşrulaştırırken geçmişte otorite kabul edilen âlimleri referans göstermişlerdir. Bu bağlamda Nevevî, özellikle hadis ve fıkıh alanındaki otoritesi sebebiyle, her iki tarafın da sıkça atıfta bulunduğu bir isim olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, Nevevî’nin haberî sıfatlar konusundaki telakkisi, söz konusu iki yaklaşım arasındaki konumunun tespit edilmesi amacıyla ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Giriş kısmında, erken dönem âlimlerinin müteşâbih naslara bakışı ve kelâm ilmine dair değerlendirmeleri özetlenmiştir. Devamında Hanbelî akaid âlimlerinin görüşleri ile kelâmcıların te’vil merkezli yaklaşımları mukayeseli olarak ele alınmıştır. Daha sonra Nevevî’nin konuyla ilgili yorumları, bu iki çizgi ışığında değerlendirilmiş; onun görüşlerinin hangi yönleriyle Hanbelî geleneğe, hangi yönleriyle kelâmcıların yaklaşımına yakınlık gösterdiği ortaya konulmuştur. Böylece Nevevî’nin İslâm düşünce tarihindeki yeri, haberî sıfatlar bağlamında tespit edilmiştir.Keywords : Kelâm, Nevevî, Hanbelî akaidi, Haberî Sıfatlar, Teşbih, Te’vil
ORIGINAL ARTICLE URL
