- Kalemname
- Volume:9 Issue:17
- TÜRKİYE’DE KADINA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDETLE MÜCADELEDE KADIN ODAKLI POLİTİKALARA AİLE ODAKLI İTİRAZL...
TÜRKİYE’DE KADINA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDETLE MÜCADELEDE KADIN ODAKLI POLİTİKALARA AİLE ODAKLI İTİRAZLAR ve İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ÖRNEĞİNDE DİNİN ROLÜ
Authors : Hidayet Tuksal, Zeynep Nur Dülger
Pages : 77-105
View : 136 | Download : 102
Publication Date : 2024-06-26
Article Type : Research Paper
Abstract :Kadına yönelik aile içi şiddet insan haklarının norm olarak kabul edildiği ülkelerde ağır bir insan hakkı ihlali olarak görülmekte ve bu şiddeti engellemeye, şiddet mağdurlarını korumaya ve rehabilite etmeye dayalı politikalar yürürlüğe konulmaktadır. Ülkemizde de 1987 yılında kadın örgütleri tarafından başlatılan “Dayağa Hayır!” kampanyasından itibaren kadına yönelik aile içi şiddet önemli bir sorun olarak ele alınmaya ve gerekli düzenlemeler yapılmaya başlanmıştır. Bu düzenlemeler, bir yandan kadınların çeşitli yollarla güçlendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve erkeklerle eşit bir statüye kavuşturularak şiddete maruziyetinin önlenmesi esasına dayanırken, bir yandan da kadınları şiddet ortamlarından koruma amacını gütmektedir. Aile içi şiddet söz konusu olduğunda aile de kadın için uzaklaşılması, sakınılması gereken bir kurum olabilmektedir. Kadını “birey” olarak ele alan bu düzenlemeler, ülkemizdeki kimi çevrelere rahatsızlık vermekte, kadınların güçlenerek erkeklerle eşit hâle gelmesini aile birliğine karşı bir tehdit olarak algılamalarına ve buna karşı mücadele etmelerine sebep olmaktadır. Kadınla ilgili her meseleye sanki kadının aile dışında bir kimliği yokmuş ve olmaması gerekiyormuş gibi bakan bu kesim “kadın/birey” odaklı politikalara, kadının şiddetten korunabilmesi için yapılan düzenlemelere aileyi koruma adına karşı çıkmakta, kampanyalar yürütmekte, en son İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesi meselesinde olduğu gibi kimi zaman başarılı da olmaktadırlar. Bu grupların mücadelelerinde dini ve geleneksel değerlerin bir itiraz unsuru olarak ileri sürüldüğü izlenmektedir. Sözleşmenin seküler, feminist bir çerçeveye sahip olduğu açık olmakla birlikte, aileyi dağıtmayı, gelecek nesli cinsiyetsizleştirmeyi, eşcinselliği yaygınlaştırmayı hedeflediği şeklindeki iddialar tarafımızdan metinden çıkarılması mümkün olmayan, Umberto Eco’nun kavramsallaştırmasıyla birer “aşırı yorum” olarak değerlendirilmiştir.Keywords : Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet, Kadın Odaklı Politika, İstanbul Sözleşmesi, Cinsiyetsizleştirme, Dinin Rolü
ORIGINAL ARTICLE URL
