- Kırıkkale Hukuk Mecmuası
- Cilt: 5 Sayı: 2
- ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ KAPSAMINDA ÇEVRESEL ZARARLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: MEVCUT SUÇLAR VE GENİŞ...
ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ KAPSAMINDA ÇEVRESEL ZARARLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ: MEVCUT SUÇLAR VE GENİŞLEME İHTİMALİ
Authors : Beyza Gürleyen
Pages : 727-749
Doi:10.59909/khm.05.02.010
View : 280 | Download : 329
Publication Date : 2025-10-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Barış ve güvenlik, yalnızca devletler arasındaki silahlı çatışmaların sona erdirilmesi ya da önlenmesiyle sınırlı bir kavram değildir. Gerçek ve sürdürülebilir bir barış, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine etkin biçimde erişebildiği, insan onuruna saygı gösterilen, adaletin sağlandığı ve yaşam koşullarının asgari insani standartların üzerinde olduğu bir düzlemde mümkün olabilir. Bu bağlamda, güvenlik olgusu günümüzde çok boyutlu bir nitelik kazanmıştır. Özellikle 20. yüzyılın sonlarından itibaren artan çevresel tehditler, güvenlik kavramının yalnızca askeri tehditler ya da sınır ötesi silahlı saldırılarla sınırlı tutulamayacağını açıkça ortaya koymuştur. Doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, ormansızlaşma, okyanusların kirlenmesi ve çeşitli ekolojik krizler yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda doğrudan ya da dolaylı olarak bireylerin ve toplumların refahını, toplumsal istikrarı ve hatta devletlerin varlığını tehdit eden çok yönlü güvenlik sorunlarıdır. Çevresel tahribat, temel ihtiyaçların karşılanmasını engelleyen bir unsur haline gelmiştir. Su ve gıda güvenliği üzerindeki olumsuz etkiler, geçim kaynaklarının yok olması, iklim koşullarına bağlı göç hareketleri ve doğal afetlerin sıklığında yaşanan artış, yalnızca çevre hukuku veya kalkınma politikaları ile değil, aynı zamanda barış, insan hakları ve güvenlik ekseninde de ele alınması gereken bir sorunsal doğurmaktadır. Bu bağlamda, çevresel zararın yalnızca ekosistemlere değil, aynı zamanda toplum yapısına, devlet mekanizmalarına ve uluslararası düzenin istikrarına yönelik ciddi etkileri olduğu gözlemlenmektedir. Özellikle kuraklık, kıtlık ve aşırı iklim olaylarının neden olduğu zorunlu göç hareketleri, çatışma riskini artırmakta ve sınır ötesi güvenlik tehditlerini gündeme getirmektedir. Çevresel sorunların insan eliyle yaratılması ve önlenebilir nitelikte olması ise bu tehditlerin cezai sorumluluk yönüyle ele alınmasını da gerektirmektedir. Bu kapsamda çalışma, çevresel zararların cezasız kalmasının önüne geçilmesi amacıyla uluslararası ceza hukukunun mevcut araçlarının değerlendirilmesini, boşlukların tespitini ve olası çözüm önerilerini ele almaktadır. Nihai hedef, çevresel yıkımın yalnızca çevresel değil, aynı zamanda cezai ve insani bir mesele olarak tanınmasını sağlamak ve böylece barış ve güvenliğin sürdürülebilirliğine katkı sunmaktır.Keywords : soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, saldırı suçu, ecocide
ORIGINAL ARTICLE URL
