Sekülerleşme Sürecinde Demografik Geçiş ve Aile
Authors : Ali Bayer
Pages : 527-546
Doi:10.30523/mutefekkir.1788598
View : 215 | Download : 330
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :İlk olarak Fransız aileleri üzerine sistematik araştırmaların yapılmasıyla başlanan aile demografisi çalışmaları günümüzde artan çeşitlilikte sürmektedir. Doğurganlıktaki düşüşün ekonomik, sosyal, kültürel ve dini birçok sebebi bulunmaktadır. Araştırma dinin doğurganlık üzerindeki etkisinin literatür incelemesine bağlı olarak hazırlanmıştır. Doğurganlıktaki düşüşü açıklamak için çeşitli teoriler bulunmaktadır. Araştırma bunlardan birinci ve ikinci demografik geçiş teorileri çerçevesinde doğurganlık eğilimlerinin açıklamaları üzerine yoğunlaşmıştır. Batı toplumlarında ortaya çıkan ve küresel bir olgu haline dönüşen sekülerleşme dinin kurumsal, toplumsal ve bireysel önemini kaybettiği bir süreç olarak kabul edilir. Seküler değerlerin yoğunluğuna göre doğurganlık eğilimlerinde ülkeler arası farklılıklar bulunmaktadır. Hristiyan dini grupları içerisinde Protestanlar düşük doğurganlıkla öne çıkarken, Yahudiler ve Müslüman ülkelerde doğurganlık nispeten daha düşüktür. Doğurganlıktaki artış veya düşüş, araştırmacıların bakış açılarına göre farklı biçimlerde değerlendirilmiştir. Düşük doğurganlık bir yönüyle gelişmişliğin göstergesi, fırsat gibi nitelenirken diğer yönüyle gelenekten kopuş, tehdit, kriz gibi nitelemelerle karşılaşılmaktadır. Araştırmada din/sekülerleşmenin doğurganlık üzerindeki etkileri yapılan diğer araştırmalar çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmıştır.Keywords : Aile, İkinci Demografik Geçiş, Doğurganlık, Din, Sekülerleşme
ORIGINAL ARTICLE URL
