- Turkish Academic Research Review
- Cilt: 10 Sayı: 4
- Abdullah İrfânî Lârendevî’nin Besmele’yi Konu Edinen el-Fevâidü’l-Latîfe Adlı Eserinin Muhteva Anali...
Abdullah İrfânî Lârendevî’nin Besmele’yi Konu Edinen el-Fevâidü’l-Latîfe Adlı Eserinin Muhteva Analizi
Authors : Muhammed Selim Çalışkan, Mehmet Zeki Süslü
Pages : 1015-1036
Doi:10.30622/tarr.1793203
View : 151 | Download : 192
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Abdullah İrfânî Lârendevî Hanefî mezhebine mensup olup sûfî kimliğiyle tanınmış, kaynaklarda genellikle “İrfânî” mahlasıyla anılmıştır. Osmanlı ilim ve irfan geleneği içinde yer alan Lârendevî’nin hayatına dair bilgiler sınırlı olmakla birlikte, hicrî 1184 (1770) yılı civarında hayatta olduğu ve Lârende vilayetinde yaşadığı kaydedilmektedir. Müellifin el-Fevâidü’l-Latîfe adlı risâlesi, Besmele’yi konu edinerek onu lügavî, kelâmî ve tasavvufî yönleriyle inceleyen özgün bir metindir. Bu yönüyle eser, dönemin ilmî birikimini ve tasavvufî anlayışını yansıtan dikkate değer örneklerden biri olarak öne çıkmaktadır. Nitekim Osmanlı tefsir geleneğinde Besmele’nin lafzî ve mânevî boyutlarını konu alan müstakil risâlelerin özellikle XVIII. yüzyılda belirgin bir yoğunluk kazandığı görülür. Bu yüzyıl, bir yandan klasik medrese ilimlerinin güçlendiği, diğer yandan da tasavvufî yorum biçimlerinin etkili bir şekilde öne çıktığı bir dönemi temsil etmektedir. Bu bağlamda, Besmele’ye dair kaleme alınan risâlelerde dilsel ve gramatik çözümlemelerin yanı sıra işârî ve kelâmî yorumlara geniş yer verilmiştir. Harflerin sembolik anlamları, Allah’ın isim ve sıfatları arasındaki ilişkiler, fiillerin yaratılışı ile kulun sorumluluğu gibi meseleler bu metinlerin ortak konuları arasında yer almıştır. el-Fevâidü’l-Latîfe de bu genel çerçeve içinde değerlendirilmekle birlikte, içerdiği özgün yaklaşımlar sayesinde müstakil bir değer taşımaktadır. Bu çalışmada, akademik literatürde henüz incelenmemiş olan el-Fevâidü’l-Latîfe risâlesi merkeze alınmaktadır. Araştırmanın amacı, söz konusu eseri içerik bakımından tahlil etmek, yapısal, ilmî ve tasavvufî yönlerini ortaya koymak ve onu Osmanlı’nın müstakil Besmele şerhleri geleneği içerisinde konumlandırmaktır. Metin analizi ve analitik değerlendirme yöntemleriyle yürütülen inceleme sonucunda, eserin XVIII. yüzyılda taşra merkezli ilmî faaliyetlerin canlılığını yansıttığı anlaşılmaktadır. Ayrıca müellifin en önemli eserlerinden biri olan bu risâle, konu zenginliği bakımından da dikkate değer bir içeriğe sahiptir. Risâlede “Bâ harfinin tahlili”, “er-Rahmân ve er-Rahîm isimlerinin anlamı”, “zâtî ve fiilî sıfatların farkı”, “irade ve kesb meselesi” ve “Besmele’nin Kur’ân’a dâhil olup olmadığı” gibi başlıkların ele alınması, Lârendevî’nin derin ilmî birikimini ve çok yönlü düşünce tarzını ortaya koymaktadır. Müellifin risâlede dil ve tefsir geleneğine bağlı yönleriyle birlikte tasavvufî bakış açısını da özgün biçimde harmanlaması, eserin hem dönemi hem de müellifi açısından önemini pekiştirmektedir. el-Fevâidü’l-Latîfe yalnızca Besmele üzerine yazılmış bir şerh değil, aynı zamanda XVIII. yüzyıl Osmanlı taşrasında yürütülen ilmî ve tasavvufî faaliyetlerin niteliğini gözler önüne seren değerli bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.Keywords : Tefsir, Besmele, Şerh, Dârendî, XVIII. yy. Osmanlı
ORIGINAL ARTICLE URL
