- Turkish Academic Research Review
- Cilt: 10 Sayı: 4
- Sahîhayn Otoritesinin Sahih Hadis Meselesine Etkisi
Sahîhayn Otoritesinin Sahih Hadis Meselesine Etkisi
Authors : Ayşe Çelik, Zişan Türcan
Pages : 1084-1096
Doi:10.30622/tarr.1822628
View : 116 | Download : 175
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Hadis ilminde Sahîh-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim, temel ve öncelikli bilgi kaynakları olarak kabul edilmektedir. Bu iki eserde yer alan rivayetler üzerine yapılan çalışmalar, Sahîhayn’ın yalnızca hadislerin sıhhatinin tespitinde değil aynı zamanda hadis usûlü meselelerinde bilgi üretimini yönlendiren epistemik bir otorite oluşturduğunu göstermektedir. Makalenin amacı hadisin sıhhatiyle ilgili isnadın ittisali, râvi sayısı ve sahih hadislerin niceliği gibi temel tartışmaların odağında bulunan Sahîhayn’ın uygulamalarının etkisini göstermektir. Çalışmada Sahîhayn’ın otoritesinin hadislerin sıhhat şartlarının belirlenmesine etkisi özellikle iki konu özelinde ele alınmıştır: Bunlardan ilki muanʿan rivayetlerde râviler arasında likâ şartının aranması; ikincisi ise bir hadisin sahih kabul edilebilmesi için gerekli olan asgari râvi sayısının tespitidir. Bu iki husus, sonraki dönem hadis usûlü literatüründe sıhhat şartlarının inşa edilmesinde Sahîhayn’ın belirleyici etkisini ortaya koymaktadır. Hadislerin delil değeri hakkındaki tartışmalar (özellikle Mu‘tezile’nin haber-i vâhid eleştirileri), hicrî dördüncü asırda hadisçileri güvenilir hadislerin sayısını belirlemeye yöneltmiştir. Sahîhayn öncesi dönemde sahih hadislerin sayısına ilişkin farklı rakamlar zikredilmiş olsa da Buhârî ve Müslim’in Sahîhlerinin en yüksek sıhhat derecesine sahip kaynaklar olarak kabul edilmesi sahih hadis miktarını belirlemeye yönelik çabaların öncelikle bu iki eserin muhtevasını tespit etmeye yönelmesine neden olmuştur. Dördüncü asırdan itibaren belirginlik kazanan Sahîhayn’ı ölçüt kabul etme yaklaşımı zamanla sıhhat şartlarının ve meselelerinin bu iki eser etrafında şekillenmesine imkân tanıyan bir otoriteye dönüşmüştür. Sahîhayn sonrası dönemlerde ise bu otorite, “Alâ şartı’l-Buhârî”, “Alâ şartı Müslim”, “İttefeka’ş-Şeyhân”, “Ahracehu’ş-Şeyhân”, “Ahracehu Buhârî ve Müslim” ve “Ahracâhu” gibi kavramlar aracılığıyla daha da pekişmiş ve böylece sahihlik algısının sürekliliği sağlanmıştır. Hadis usûlünde ortaya çıkan söz konusu yaklaşımlar ise Sahîhayn’a dayalı sıhhat anlayışının güçlenmesi ile birlikte hadis ilmi içerisinde kalıcı ve bir yapı halinde devam etmesini mümkün kılmıştır. Dolayısıyla bu araştırmada doküman analizi yöntemiyle Hâkim en-Neysâbûrî’den Süyûtî’ye uzanan eserler üzerinden Sahîhayn’a atfedilen otoritenin hadis usûlü sistematiğine yansımaları incelenmiştir. Çalışmanın sonucuna göre, fitne olayından sonra râvi araştırmalarının isnad sistemine dönüşmesiyle şekillenen râvi tetkiklerine dayalı sıhhat tespiti süreci, Sahîhayn’ın otorite kazanmasıyla birlikte metodolojik ve epistemik açıdan yeni bir aşamaya ulaşmıştır.Keywords : Sahîhayn otoritesi, Sıhhat, Sahih Hadis, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim.
ORIGINAL ARTICLE URL
