Sünnet’in Aktüel Değerinin Anlamı ve Bu Konudaki Problemler Üzerine
Authors : Ibrahim Kutluay
Pages : 243-272
Doi:10.53352/tevilat.1720174
View : 87 | Download : 84
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Sünnet, kıyamete kadar gelecek olan Muhammed (s.a.v.) ümmetinin takip edeceği nebevî örnekliğin adıdır. Bu hususta tarih boyunca sünnetullah, Allah’ın mesajının (vahiy) insanlar arasından seçilen peygamberin kalbine ilkası ve onun tarafından insanlara duyurulması ve tatbik edilmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Bu bakımdan dinin kaynağı Allah Teâlâ ise de onu insanlar arasında tebliğ ve tatbik edenler, O’nun tarafından seçilmiş peygamberlerdir. Sünnet’e ya da peygambere ihtiyaç olmadığı iddia edildiğinde bu gerçek göz ardı edilmiş olur. Peygamberin görevinin aldığı vahiyleri gönderildiği topluma sadece tebliğ etmek olduğu ileri sürüldüğünde ise inen vahiylerin açıklanmaya ihtiyaç olmadığı, ahkâmın tatbikinde eksiklik ya da kapalılığın bulunmadığı, tebliğ edildiği her kişinin, vahyi herhangi bir kılavuza gerek duymadan tam olarak anlayıp tatbik edebileceği; peygamberin önderliğine, gelişen şartlara göre ahkâmın tatbikinde duruma göre ilave bir hüküm getirme ya da bazı hükümleri daraltma gibi icraatlarına lüzum olmadığı ifade edilmiş olur. Bununla beraber Hz. Peygamber’in tebliğ, tebyîn, tafsîl, tahsîs ve teşrî fonksiyonları Allah Teâlâ’nın kendisine verdiği vazifeler olup O’ndan bağımsız ve O’nun rızasına aykırı değildir. Ayrıca Hz. Peygamber’in Kur’ân’ı açıklaması, onu “hayata uygulama” anlamını da ihtiva eder. Bu çalışmada ana hatlarıyla Sünnet’in tarihsel ve evrensel yönleri, aktüel değerinin ne anlama geldiği, Sünnet’in taksimi, Sünnet’te değişim, Sünnet’i terk etmenin sonuçları üzerinde durulmuştur. Bu suretle Sünnet’in bugünkü toplumda nasıl anlaşıldığı, modern dünyada birey ve toplum hayatındaki yeri, güncel/hayati değer taşıyıp taşımadığı, modern değerler sistemiyle olan uyumu veya çatışması, sadece tarihsel bir pratik mi yoksa bugün için de geçerli ve işlevsel bir referans mı olduğu gibi bazı temel problemler tartışılmıştır. Çalışmanın amacı, Sünnet’in aktüel değerini isabetli bir şekilde değerlendirebilmek için onun oraya koyduğu ilklere, evrensel ve tarihsel yönlerine vurgu yapmak ve Kur’ân’ın bir pratiği olan Sünnet’e, açık ve zımnî olarak Allah’ın onayından geçmiş nebevî uygulamaların dindeki yerine işaret etmek, Hz. Peygamber’in sünneti olmadan dini Allah’ın razı olacağı şekilde kâmil mânada tatbik etmenin mümkün olmadığını ortaya koymak; aynı zamanda bu hususa bazı farklı yaklaşım ve problemlerin varlığına dikkat çekmektir. Bununla birlikte modern dönemde Sünnet’i tatbik etmede, Asr- saâdet’te olduğu gibi şeklen ve aynen mi yoksa gözettiği ilke (ilke)nin mi esas alınacağı tartışılacaktır. Sünnet’in teşrî değeri, Hz. Peygamber’in dindeki yeri gibi hususları dışarıda bırakan bu çalışma, Sünnet’in aktüel değeri ve bu konudaki birtakım problemlerle sınırlıdır.Keywords : Hadis, Sünnet, Aktüel Değer, İctihad, Değişim
ORIGINAL ARTICLE URL
