- Adalet Dergisi
- Sayı: 75
- MİLENYUMUN İLK ÇEYREĞİ BİTERKEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ-AB İLİŞKİSİ:“TECRÜBE” İLE “GÜVENSİZLİĞİN” REKABE...
MİLENYUMUN İLK ÇEYREĞİ BİTERKEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ-AB İLİŞKİSİ:“TECRÜBE” İLE “GÜVENSİZLİĞİN” REKABETİ
Authors : Ali Eravci
Pages : 493-510
Doi:10.57083/adaletdergisi.1799454
View : 22 | Download : 20
Publication Date : 2025-10-08
Article Type : Research Paper
Abstract :Duygu ve düşünce gibi özelliklere sahip insan çevreyle ilişkisinde bu özelliklerinden dolayı öznel yorumlamalarda bulunabilmekte ise de tüzel kişiliği ifade eden kurumların ilişkilerinde beklenti kurumsal politikalar doğrultusunda ve nesnel yaklaşımlar yönünde olmuştur. Bu beklenti Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkide de geçerli olmuştur. İki taraf arasında 1959 yılında başlayan ilişkide Ankara Anlaşması maddeleri uyarınca gerekli mevzuat uyumunun sağlanarak tam üyelik amaçlanmıştır. Ancak, 2024 yılının sonlarına gelindiği şu dönemde tam üyelik hedefi nihayete erdirilememiştir. Başlangıcından itibaren inişli çıkışlı bir şekilde devam eden bu süreç bazen nesnel, bazen de öznel yorumlamalarla yol almıştır. Peki, tarafları bu ikileme sevk eden unsurlar nelerdi? Taraflar arasındaki ilişkide özellikle iki unsur belirleyici olmuştur: “Tecrübe” ve “Güvensizlik”. “Tecrübe” her iki tarafın kurumsal kimliklerinin çok uzaklarına dayanmakta ve ilişkiye bazen dev bir adım, bazen de deryada damla etkisi de olsa katkı sağlamıştır. Katkının niteliği ya da niceliği her ne olursa olsun, “Tecrübe” esas alındığında iki taraf da ilişkiye nesnel şekilde yaklaşabilmiştir. “Güvensizlik” ise ilişkiyi kurumsal zeminden çıkartmış, bireysel beklentilerin kurumsal hafızanın önüne geçmesine neden olmuştur. Taraflara “Güvensizlik” hakim olduğunda geçmişteki endişeler ve gelecekteki gayeler doğrultusunda öznel yargılamalar ilişkiye yön verebilmiştir. Uluslarüstü yapısına rağmen Avrupa Birliği, özellikle güvenlik ve savunma konusunda oybirliğine dayalı karar alma sistemini kullanmaktadır. Avrupa Birliği’nin çok üyeli yapısı ise karar alma sürecini daha da zorlaştırmaktadır. Ele alınan bu makalede Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği arasında milenyum sürecinde gündemi meşgul eden Müzakere Çerçeve Belgesi, Geri Kabul Anlaşması ve Vize Süreci Diyaloğu gibi imza atılan belgeler, varılan mutabakatlar irdelenmiştir. XXI. yüzyılda ilişkinin zeminini oluşturan söz konusu anlaşmaların hangi saiklerle ortaya çıktığı ve neden arzu edildiği gibi sonlandırılmadığı hususu açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan değerlendirmeler ilişkiye ivme kazandırmak adına tecrübe rehberliğinde adım atılmasına rağmen, güvensizliğin bu durumu sekteye uğrattığı ancak buna rağmen her seferinde de ilişkiye yön verecek yeni bir kıvılcım beklendiğini göstermiştir.Keywords : Avrupa Birliği, Geri Kabul Anlaşması, Vize Serbestisi Diyaloğu
ORIGINAL ARTICLE URL
