- Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Cilt: 30 Sayı: 2
- Deizmden Dijital Dine: Akıl, İnanç ve Yapay Zekâ Ekseninde Yeni Bir Kriz
Deizmden Dijital Dine: Akıl, İnanç ve Yapay Zekâ Ekseninde Yeni Bir Kriz
Authors : Zeynep Akgül, Ruhattin Yazoğlu
Pages : 375-385
Doi:10.58568/firatilahiyat.1736034
View : 134 | Download : 102
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, deist düşüncenin tarihsel kökenlerinden hareketle, günümüz dijital çağında ortaya çıkan yeni inanç biçimlerini incelemektedir. Deizm, özellikle Aydınlanma döneminde akıl ve doğa yasalarına dayalı rasyonel bir Tanrı anlayışı geliştirerek, geleneksel dinin dogmatik yapısı ve aracı kurumlarına karşı bireysel inanç özgürlüğünü ön plana çıkarmıştır. Bu yaklaşım, Tanrı ile insan arasındaki doğrudan ilişkiyi vurgulamış; kutsalın akıl yoluyla ve evrenin doğa düzeni içinde anlaşılabileceği fikrini benimseyerek dini deneyimde kişisel özerklik ve rasyonaliteyi temel ilke haline getirmiştir. Böylece bireysel inanç alanında önemli bir paradigma değişimi gerçekleşmiştir. Günümüzde ise yapay zekâ, büyük veri algoritmaları, sosyal medya platformları ve dijital ağlar aracılığıyla hızla yayılan teknolojiler, dini pratikleri ve kutsallık kavramını köklü şekilde dönüştürmektedir. Dijital platformlarda ortaya çıkan “ağ temelli din” kavramı, kutsallığın sabit, merkezî ve hiyerarşik yapısını esnetmekte; kolektif, etkileşimli ve çok katmanlı yeni bir kutsallık anlayışının doğmasına olanak vermektedir. Heidi A. Campbell’ın öncülüğündeki bu kavram, dijital çağda dinsel pratiklerin ve kutsal algısının karmaşık yapısını anlamak için önemli bir teorik araçtır. Dijital kutsallık, geleneksel dinî otoritelerin sınırlarını aşarak, inanç deneyiminin ağlar ve algoritmalar aracılığıyla dinamik biçimde yeniden şekillendiği sürekli değişen bir süreçtir. Dijitalleşme yalnızca teknolojik bir gelişme olmayıp, din felsefesi, teoloji ve sosyoloji alanlarında derin ontolojik, epistemolojik ve teolojik dönüşümlere yol açmaktadır. Ontolojik açıdan gerçeklik ve varlık anlayışı, dijital ortamın çoklu katmanları ve değişkenliği içinde yeniden ele alınırken; epistemolojik boyutta bilginin edinilme, doğrulanma ve paylaşılma süreçleri dijital teknolojilerin sunduğu yeni araçlarla çeşitlenmektedir. Teolojik bağlamda ise Tanrı, kutsallık ve dinî otorite kavramları, algoritmik yönlendirmelerle desteklenen bireysel inanç deneyimleri ve kolektif dijital ağlar çerçevesinde yeniden yorumlanmaktadır. Bu dinamik yapı, geleneksel dinsel otoritelerin sınırlarının genişlemesine ve dönüşümüne zemin hazırlamakta; dinin sosyal ve bireysel işlevlerinde köklü değişikliklere neden olmaktadır. Çalışma, dijital çağda yükselen “dijital deizm” kavramını da ele almaktadır. Dijital deizm, klasik deist bireysel ve akılcı inanç anlayışını, dijital teknolojilerin sunduğu kişiselleştirilmiş veri analizi ve algoritmik rehberlikle harmanlayan, çağın gereksinimlerine uygun yeni bir inanç modeli olarak ortaya çıkmaktadır. Bu yaklaşımda Tanrı anlayışı, evrenin rasyonel düzeniyle birlikte dijital ağların esnek ve dinamik yapısını da içine alacak biçimde yeniden şekillenmekte; bireysel inanç deneyimleri ise veri temelli rehberlik ve topluluk etkileşimleriyle zenginleşmektedir. Dijital deizm, bireysel özgürlük ve akılcılığı korurken, dijital ortamın sunduğu kolektif bağlantılar ve esnek etkileşimlerle daha kapsayıcı, çoğulcu bir inanç modeli sunmaktadır. Dijital çağda din, yalnızca bireysel içsel bir deneyim olmaktan çıkarak, sosyal medyanın sağladığı etkileşimsel ve paylaşımcı zeminlerde kolektif bir sosyal pratik haline gelmiştir. Bu ortamda inanç, bireyler arasında sürekli etkileşim ve iletişimle beslenmektedir. Kutsallık anlayışı ise daha çok boyutlu, esnek, çoğulcu ve sürekli dönüşen bir nitelik kazanmaktadır. Dijital deizm, bireysel rasyonaliteyi ve özgürlüğü ağ temelli kolektif etkileşimlerle harmanlayarak, çağdaş inançların yeni sentezlerini oluşturma potansiyeli taşımaktadır. Sonuç olarak, bu çalışma deist düşüncenin tarihsel mirasını dijital çağın teknoloji ve ağ temelli din anlayışıyla ilişkilendirerek, her iki yapının kutsal, Tanrı ve inanç kavramlarını nasıl dönüştürdüğünü ortaya koymaktadır. Dijital deizm ve ağ temelli din kavramları, günümüz dinî deneyimlerinin kavranmasında yeni kavramsal araçlar sunmakta, din felsefesi literatürüne özgün katkılar sağlamaktadır. Dijitalleşmenin dinî hayat üzerindeki etkileri, bireysel ve toplumsal düzeyde inanç biçimlerinin evrimini anlamak için temel bir çerçeve oluşturmaktadır. Ayrıca, dijital çağda inanç biçimlerinin dönüşümünde kullanıcı merkezli içerik üretimi ve algoritmik filtreleme süreçlerinin etkisi de göz ardı edilemez. Bireyler, sosyal medya ve çevrimiçi platformlar aracılığıyla kendi inanç temsillerini yaratmakta ve paylaşmaktadır. İnanç artık sadece geleneksel metinler ya da ritüellerle değil, dijital içerikler, videolar, etkileşimli forumlar ve sanal ibadet pratikleriyle de ifade edilmektedir. Bu gelişmeler, dinî bilginin merkezi otoritelerden ziyade, dijital kolektif hafızada şekillenmesine yol açmaktadır. Böylece geleneksel ile dijital kutsallık arasında yeni bir sentez ortaya çıkmaktadır.Keywords : Din Felsefesi, Deizm, Yapay Zekâ, Dijital Din, Dijital Kutsallık
ORIGINAL ARTICLE URL
