Kur'an'da Tâgût
Authors : Abdullah ÖZÜÇALIŞIR
Pages : 200-229
View : 41 | Download : 13
Publication Date : 2021-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :İnsanlık tarihi boyunca Allah (c.c)’u insanlara doğru yolu göstermek üzere elçiler göndermiştir. Bu elçiler aracılığı ile kendisini insanlara tanıtmıştır. Kendi sıfat ve özelliklerini insanlara beyan etmiştir. Nasıl bir Allah inancına sahip olmaları gerektiğini insanlara bildirmiştir. Doğru olan Allah inancını her zaman belirtmiştir. Bu gerçek hiçbir zaman insanlardan gizlenmemiştir. Allah (c.c), ilk insan ve ilk elçi olan Hz. Âdem (a.s) den günümüze kadar bütün ümmetlere ve tüm insanlara Allah’a iman edip Tâgūt’u inkâr etmelerini istemiştir. Tâgūt, ister soyut isterse somut olsun, Kur’an’da, Allah’ın dışında tapınılan varlık olarak beyan edilmiştir. Âlimlerin izahatlarından anlaşılacağı üzere, Allah’ın dışında tapınılan bu varlık (Tâgūt), bir sistem veya saltanat olabildiği gibi bir peygamber, melek, cin, şeytan, din adamı, veli, aziz, ata ruhları, heykel, resim veya put olabilir. Allah’a ait olması gereken sıfat veya özellikler, kime nispet edilirse o Tâgūt olur. Allah’ın dışında kutsanan ve tapınılan varlık olur. Bu da şirk anlamına gelir. Allah (c.c)’u şirkten Tâgūt’tan ve küfürden sakınmamızı emretmiştir. Kim Allah’a iman edip Tâgūt’tan sakınırsa, o sağlam bir kulpa tutunmuş olur. Onun imanı Allah katında geçerlidir. Kim de Allah’ın yanında Cibt ve Tâgūt’a iman ederse ya da sadece Tâgūtlara iman ederse, Allah’ın lanetine uğramış olur ve ziyana uğrar. Allah’ın lanetine uğrayana hiç kimse yardım edemez.Keywords : Kur'an, Tağut, İman, İnkar, İbadet, Tapınma
ORIGINAL ARTICLE URL
