- Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Issue:PROF. DR. EÅREF BUHARALI ÖZEL SAYISI Special Issue
- KÜLTÜREL DEĞİŞİMİ ŞAHIS İSİMLERİ ÜZERİNDEN OKUMAK: KONYA ŞEHRİ KİŞİ ADLARI (1518-1642)...
KÜLTÜREL DEĞİŞİMİ ŞAHIS İSİMLERİ ÜZERİNDEN OKUMAK: KONYA ŞEHRİ KİŞİ ADLARI (1518-1642)
Authors : Doğan Yörük, Ayşe Güngören
Pages : 301-328
Doi:10.53718/gttad.1558909
View : 70 | Download : 63
Publication Date : 2024-11-24
Article Type : Research Paper
Abstract :Şahıs adlarının büyük ölçüde kişilerin, içinde yaşadığı ve aidiyet duyduğu toplumun inanç, dil, gelenek, tarih ve coğrafyasıyla aynılık gösterdiği bilinmektedir. Ancak hemen her toplumda isimlerle ilgili pratiklerin ana kaynağını dinin teşkil ettiği de bir gerçektir. Öte yandan İslam dinin ana kaynaklarının Arapça olması hasebiyle Türk toplumunda din ile dil de kutsanmış bu da Arapça kökenli isimlerin yaygınlaşmasına zemin hazırlamıştır. Bu çerçevede, Türk tarihi ve kavram dünyasından İslam dini ve Arap dili havzasına doğru geçişin sembolleri olan şahıs isimlerinin hangi dillere ait oldukları, bunlardaki çeşitlilik ve zaman içinde hangi yöne doğru evirildiği çalışmanın temel problematiğini oluşturmaktadır. Araştırmanın kaynaklarını 1518, 1539 ve 1584 tarihli tapu tahrir defterleri ile 1642 tarihli avarız defteri teşkil etmektedir. İncelenen dönemde, 1518’de 2801, 1539’da 3538, 1584’te 7493, 1642’de 5693 oğul ve baba adı bulunmaktadır. Kullanılan isimlerin beşte dördünden fazlasının Arapça, beşte birinin de Türkçe, Farsça, birleşik ve Rumca ile İbranice köklü isimlerden oluştuğu, Türkçe kökenli isimlerin yerini Arapça kökenli İslami isimlere bıraktığı ve bu sürecin yavaş da olsa devam ettiği söylenebilir. Ancak var olan bu değişimin incelenen dönemde değil, 1518 öncesinde gerçekleştiği de açıkça ortadadır. İsimlerin çeşitliliğinde, durum farklılaşmakta, Arapça kökenliler yarıya düşerken Türkçe kökenliler ise üçte bir seviyelerine kadar yükselmektedir. En sık kullanılan isimler arasında Arapça kökenli; Mehmed, Ali, Ahmed, Mustafa, Yusuf Türkçe kökenli; Memi, Bali, Bayram, Budak ve Durmuş Farsça kökenli; Piri, Bostan, Derviş, Dilaver ve İmirza başta gelmektedir. Konya’da elde ettiğimiz veriler daha önce yapılmış çalışmalarla büyük oranda örtüşmekte, Mehmed, Ali, Ahmed, Mustafa, Hüseyin, Yusuf, Hasan, İbrahim, Mahmud, Halil adlarının sık kullanıldığı hemen hemen hepsinde belirtilmektedir. Yine 16. yüzyılın başlarından sonlarına doğru Arapça köklü isimlerin artışına karşılık Türkçe isimlerdeki azalma, Pir sıfatıyla üretilenler ile Abdullah ismindeki sayısal kabarıklık diğer incelemelerdeki bulgularla paralellik göstermektedir. Türk ad verme geleneğini belirleyen unsurların oldukça geniş bir yelpazeye yayıldığı bilinmektedir. Şüphesiz, bunlar içindeki en yaygın uygulamalardan biri de baba ve dede gibi aile büyüklerinin adlarının çocuklara aktarılmasıdır. Türk toplumundaki büyüğe ve ataya saygı anlayışının bir uzantısı olarak karşımıza çıkan bu pratiği araştırmada nicel verilere dökülmeden gözlem düzeyinde kaldığı belirtilmelidir. Çocuklara güzel isim koyma düşüncesi Arapça kökenli isimler ile özdeşleşmiş, özellikle Allah’ın isim ve sıfatları, Hz. Muhammed’in, torunlarının, arkadaşlarının ve diğer peygamberlerin adları tercih edilmiştir. Yine, Türk isim kültüründeki çeşitli dil kökenlerine ait adların ekseriyetinin dini motifler barındırması İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik gibi dini terim ve kavramların uzantısı olarak karşımıza çıkması, Türk ad verme geleneğinde dini anlayışın belirleyici rolüne ışık tutmaktadır.Keywords : Adbilim, Tahrir Defterleri, Türk Kültürü, Türkçe Adlar, Arapça Adlar, Abdullah
ORIGINAL ARTICLE URL
