- Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi
- Cilt: 7 Sayı: 14
- DARÜLHADİS VE KÜTÜPHANE VAKIFLARI ÖZELİNDE LALE DEVRİ’NDE SURRE-İ HÜMAYUN
DARÜLHADİS VE KÜTÜPHANE VAKIFLARI ÖZELİNDE LALE DEVRİ’NDE SURRE-İ HÜMAYUN
Authors : Betül Tezcan
Pages : 441-462
Doi:10.53718/gttad.1665600
View : 51 | Download : 67
Publication Date : 2025-05-31
Article Type : Research Paper
Abstract :Osmanlı Devleti’nde 1703-1730 yılları arasındaki III. Ahmed döneminde, bilhassa Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın sadareti sırasında hem siyasî meselelerde hem sanat ve kültür alanlarında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Pasarofça Anlaşması’nın imzalanmasından sonra, Lale Devri olarak anılan bir döneme girilmiştir. Bu dönemde yeni binalar inşa edilmiş, birçok sebil, mektep ve kütüphane yapılmıştır. Bunlardan biri III. Ahmed’in kıymetli kitapları koymak üzere Saray-ı Cedid’de (Yeni Saray) inşa ettirdiği kütüphanedir. Kütüphanenin kurulduğu yerde II. Selim devrine ait Havuzlu Bahçe köşkü bulunuyordu. Lale Devri’nde cami ve kasırlarda kütüphane binası yapılması pratiğine uygun hareket edilerek bu köşk yıktırılıp yerine Enderun Kütüphanesi de denilen bu kütüphane inşa edilmiştir. 17 Şubat 1719’da yapımına başlanan kütüphane dokuz ay içinde tamamlanarak 23 Kasım 1719’da padişahın da katıldığı bir törenle hizmete açılmıştır. Bu vakıf kütüphane, açıldıktan hemen sonraki hac döneminde Mekke ve Medine’ye gönderilen surrelerin kaynaklarından olmuştur. Fatma Sultan, III. Ahmed’in siyasî evlilikleri ile bilinen kızıdır. Silahtar Ali Paşa ile yaptığı, kısa süren ve şeklî kalan ilk evliliğinden sonra, ikinci evliliği Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile gerçekleşmiştir. Fatma Sultan, gerek babası tarafından verilen temlik arazileri kullanarak gerek zevci İbrahim Paşa ile müşterek olarak pek çok vakıf eser kurmuştur. Bu eserlerden önemli bir tanesi İstanbul’da Şehzadebaşı’nda inşa edilen külliyedir. Külliye yapıları arasında yer alan darülhadis ve kütüphane 1720 yılında tamamlanmıştır. Bu vakıf yapılar, açılışlarının hemen akabinde, Haremeyn’e gönderilen surrelerin kaynakları arasına girmiştir. Surre, her sene hac mevsiminden evvel, genellikle Mekke ve Medine’deki halka dağıtılmak üzere gönderilen maddî şeyleri ifade etmek için kullanılan terimdir. Müslümanlar için, bu şehirlerdeki halka ve muhtaç kimselere yardımda bulunmak vicdanî bir sorumluluk sayılmıştır. Kutsal sayılan şehirlere surre gönderme âdeti, Osmanlı Devleti’nde de uygulanmıştır. Osmanlı Devleti surre gönderme geleneğini Memlüklerden almıştır. Bu geleneği bazı ilaveler de yaparak yüzyıllar boyunca tatbik etmiştir. Osmanlı Devleti’nde hayırseverliğin önemli bir yansıması, vakıflar üzerinde görülmektedir. Dolayısıyla bazı vakıflar, yardımseverlik ruhu çerçevesinde gelişen surre geleneğinin kaynakları arasında yer almıştır. Bu çalışmada, Osmanlı Devleti’nde surre gönderme geleneğinin bir parçası olarak bahsi geçen benzer türdeki vakıflardan, III. Ahmed döneminin Lale Devri olarak anılan kısmında, Mekke ve Medine’ye gönderilen surreler incelenmiştir. Surre-i hümayunla ilgili çalışmaların birçoğunda bir yıl esas alınmıştır. Ancak burada konu, bir dönem temelinde ele alınmış ve sürekliliği gözlemek istenmiştir. Bu kapsamda, Başkanlık Osmanlı Arşivi’nde surre defterleri arasında bulunan ve 1720-1730 yılları arasına tarihlenen 32 surre defterinden istifade edilmiştir. Mekke ve Medine’de surre alan kişiler bu defterlerin sunduğu veriler çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma, söz konusu vakıfların vicdanî bir görev kabul edilen surre gönderme geleneğine katkısını ortaya koymak gayesindedir.Keywords : Osmanlı Devleti, Lale Devri, III. Ahmed, Fatma Sultan, Kütüphane, Surre
ORIGINAL ARTICLE URL
