IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Harran İlahiyat Dergisi
  • Sayı: 54
  • Sehl et-Tüsterî’nin Tefsîr’inde Hadis Kullanımı

Sehl et-Tüsterî’nin Tefsîr’inde Hadis Kullanımı

Authors : Abdullah Çimen
Pages : 22-44
Doi:10.30623/hij.1721749
View : 229 | Download : 169
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Sehl et-Tüsterî (ö. 283/896), hicrî üçüncü asırda yaşamış daha çok sûfî ve müfessir olarak tanınan bir âlimdir. İran’ın Tüster şehrinde dünyaya gelen Tüsterî, çocukluk yaşlarında dayısının tavsiyesiyle tasavvufa yönelmiştir. Çeşitli beldeleri ilim için gezdiği söylenen Tüsterî’nin hocaları arasında ilk dönem sûfîlerinden Zünnûn el-Mısrî’nin (ö. 245/859?) de olduğu söylenmiştir. Talebelerinden en meşhuru Hallâc-ı Mansûr’dur (ö. 309/922). Kaynaklardaki bilgilerden anlaşıldığına göre Tüsterî, uzun yıllar takva hayatı yaşamış neticesinde “sûfîlerin şeyhi” ünvanıyla anılmıştır. Takvâ sahibi bir şahsiyet olarak nitelendirilmiş, çevresindeki insanlara şefkat ve merhametle yaklaşmayı ilke edindiği, konuşmaktan çok düşünmeyi sevdiği belirtilmiştir. Kaynaklarda birçok kerametinden söz edilmekle birlikte kendisi kötü huyların iyiye dönüştürülmesini en büyük keramet olarak görmüştür. Tüsterî’nin tasavvuf anlayışının merkezinde yedi ana esas olan Kur’ân’a sarılmak, sünnete tâbî olmak, helal lokma yemek, eziyetten kaçınmak, günahlardan sakınmak, tövbe etmek ve hakları yerine getirmek yer almıştır. Tüsterî’nin hadis ilmiyle münasebetini göstermesi açısından İbnü’l-İmâd’ın (ö. 1089/1679) naklettiği şu bilgi kayda değerdir. Kendisine ne zamana kadar hadis yazmalıyım şeklinde sorulan bir soruya Tüsterî “Ölünceye kadar yani son kalan mürekkebini kabre dökünceye kadar” cevabını vermiştir. Sehl et-Tüsterî’nin mezhebî mensubiyeti hususunda literatürde farklı yaklaşımlar mevcuttur. Klasik kaynaklardan Abdülkâhir el-Bağdâdî, Tüsterî’yi Sünnî gelenek içerisinde yer alan sûfîler arasında değerlendirmiştir. Bu bağlamda onun, rü’yetullah, halku’l-Kur’ân, kazâ ve kader gibi kelâmî meselelere dair görüşleri, Sünnî bir sûfî kimliğine işaret etmektedir. Öte yandan, bazı çağdaş araştırmacılar Tüsterî’nin fıkhî mezhebi konusunda Hanefî olduğunu ileri sürmekteyse de mevcut veriler ışığında Mâlikî mezhebine mensubiyet ihtimali daha güçlü görünmektedir. Kendisine nispet edilen eserlerden birisi Tefsîru’l-Kur’âni’l-azîm ya da Tefsîru’t-Tüsterî adıyla bilinen tefsirdir. Bu eser her sûreden bir ya da birkaç âyetin işârî tefsîrini içermektedir. Tüsterî âyetleri izah ederken hadislerden de faydalanmıştır. Bu makalede tasavvuf anlayışında sünnetin de önemli bir yeri bulunan Tüsterî’nin tefsîrinde kullandığı hadislerin kaynaklarının ve gerektiği durumlarda sıhhat durumlarının analizi yapılacaktır. Burada mutasavvıf, müfessir bir âlimin eserinde zikrettiği hadislerin kaynaklarını kullanmada ne ölçüde titiz davrandığını ortaya koymak hedeflenmektedir. Tüsterî’nin hadisleri naklederken herhangi bir kaynağa atıfta bulunmaması, rivâyetleri isnadsız zikretmesi ve mana ile rivâyete delâlet edecek şekilde farklı lafızlar kullanması sebebiyle onun esas aldığı kaynakları net olarak belirlemek mümkün görünmemektedir. Bununla birlikte eserde yer alan hadislerin önemli bir kısmı Kütüb-i sitte başta olmak üzere temel hadis kaynaklarında geçmektedir. Bu çalışmada Tüsterî’nin eserinde zikrettiği 64 hadisin 44 tanesi hadis kaynaklarında yer alırken, 10 tanesi hadis kaynakları dışında tasavvuf kitapları gibi farklı eserlerde bulunmuş. 10 tanesi ise hiçbir kaynakta tespit edilememiştir. Bu rivâyetlerin, kelâm-ı kibâr türünden sözler olarak hadis diye aktarılmış olması kuvvetle muhtemeldir. Hadis kaynaklarında yer alan hadisler bazen tasavvuf kitaplarında da yer almıştır. Tüsterî’nin kullandığı hadislerden elde edilen bulgulara göre 44 rivâyetin (%69) hadis kaynaklarında yer alması onun genellikle hadisleri naklederken hadis kaynaklarına ehemmiyet gösterdiğine delâlet etmektedir. 10 rivâyetin tasavvuf kaynaklarında tespit edilmiş olması ilmî olarak sahip olduğu geleneğin etkisi bağlamında değerlendirilmelidir. 10 rivâyetin kaynaklarda tespit edilememiş olması da tasavvuf âlimlerinin genel hadis anlayışına paralel olarak tesâhül göstergesi kabul edilmelidir. Yaptığımız tahlillerde hadislerin sıhhat açısından ise %27 sahîh, %33 hasen, %31 zayıf veya aşırı zayıf, %9 ise mevzû‘ oduğu neticesine varılmıştır. Bu durum hadislerinin yüzde altmış kadarının makbûl rivâyetlerden yüzde kırka yakınının da merdûd hadislerden oluştuğunu göstermiştir.
Keywords : Hadis, Sehl et-Tüsterî, Tefsîru’t-Tüsterî, Literatür, Tahrîc

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026