- Harran İlahiyat Dergisi
- Sayı: 54
- Mühtedi Bir Osmanlı Ermenisi İstepan Hilmi Gurdikyan ve Mirʾātuʾn-Nikāt’ındaki Bazı Arapça Şiir Çevi...
Mühtedi Bir Osmanlı Ermenisi İstepan Hilmi Gurdikyan ve Mirʾātuʾn-Nikāt’ındaki Bazı Arapça Şiir Çevirilerinin Tetkiki
Authors : Soner Akdağ
Pages : 260-281
Doi:10.30623/hij.1724927
View : 167 | Download : 126
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu\\\'nun çok kültürlü yapısında önemli bir entelektüel figür olan İstepan Hilmi Gurdikyan\\\'ın (1865-1944) dil birikimini, edebî kişiliğini ve çeviri faaliyetlerini sistematik bir şekilde incelemektedir. Bursa\\\'da Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Gurdikyan, Osmanlı\\\'nın son dönemi ile Cumhuriyet\\\'in ilk yıllarında Türkçe, Arapça, Farsça ve Ermenice olmak üzere dört dilde üretken bir şekilde eserler vermiş çok yönlü bir aydındır. Müslüman olduktan sonra özellikle tasavvufî temalara yönelen yazar, İstanbul\\\'daki çeşitli Ermeni okullarında edebiyat öğretmenliği yapmış ve Hilmi mahlasıyla kaleme aldığı şiirlerle dönemin edebiyat çevrelerinde tanınmıştır. Bu araştırmanın temel inceleme nesnesini, Gurdikyan\\\'ın 1890 yılında Bursa\\\'da yayımlanan Mir\\\'âtu\\\'n-Nikât adlı üç dilli (Türkçe, Arapça, Farsça) antolojisindeki bazı Arapça şiir çevirileri oluşturmaktadır. Eser, İslam edebiyatının klasik metinlerinden ve Hristiyan kaynaklarından özenle seçilmiş hikmetli şiirler, özdeyişler ve dini metinler içermektedir. Çalışmada, bu antolojide yer alan 28 Arapça şiirden 14\\\'ünün Osmanlı Türkçesine çevirileri, Belçikalı çeviri kuramcısı André Lefevere\\\'nin şiir çevirisine ilişkin geliştirdiği model çerçevesinde detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Yapılan metin çözümlemeleri, Gurdikyan\\\'ın çeviri pratiğine dair çarpıcı bulgular ortaya koymaktadır. Öncelikle, çevirilerin hepsinin düzyazı formunda olması, orijinal metinlerdeki şiirsel yapının ve ritmik ahengin büyük ölçüde kaybolmasına yol açmıştır. İkinci olarak anlam aktarımı konusunda oldukça başarılı olan çevirmen, özellikle tasavvufi içerikli metinlerdeki kavramsal derinliği Osmanlı Türkçesine aktarmada ustalık göstermiştir. Üçüncü önemli bulgu ise çevirilerin dönemin Osmanlı edebi normlarına ve dil zevkine uygun olarak kaleme alınmış olmasıdır. Lefevere\\\'nin \\\"eşdeğer etki\\\" (equivalent effect) ilkesi bağlamında yapılan değerlendirmeler, Gurdikyan\\\'ın çeviri stratejilerinin biçimsel sadakatten ziyade anlamsal doğruluğa öncelik verdiğini göstermektedir. Bu araştırma, metodolojik açıdan iki önemli katkı sunmaktadır: Birincisi, Osmanlı\\\'nın son dönemindeki çok kültürlü edebiyat ortamını ve kültürlerarası etkileşim mekanizmalarını somut bir örnek üzerinden anlamamızı sağlamasıdır. Gurdikyan\\\'ın çalışmaları, farklı din ve kültürler arasındaki entelektüel geçişkenliğin tipik bir temsilidir. İkincisi ise modern çeviri kuramlarının tarihsel metinlerin analizinde nasıl uygulanabileceğine dair yöntemsel bir çerçeve sunmasıdır. Lefevere\\\'nin kuramının Osmanlı dönemi çeviri pratiklerine uyarlanması, disiplinler arası bir yaklaşımın verimliliğini göstermektedir. Sonuç olarak bu araştırma, hem Osmanlı edebiyat tarihi hem de Arapça çeviribilim alanı için önemli veriler içermektedir. Gurdikyan\\\'ın çeviri pratiği, geç Osmanlı döneminde çok dilli ve çok kültürlü entelektüel faaliyetlerin doğasını anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ayrıca, tarihsel metinlerin çeviri kuramları ışığında analiz edilmesinin, edebiyat araştırmalarına yeni perspektifler kazandırabileceğini göstermesi açısından da önem taşımaktadır.Keywords : Arap Dili ve Belagati, İstepan Hilmi, Mir'âtu'n-Nikât, Şiir Çevirisi, André Lefevere, Ermeni Edebiyatı
ORIGINAL ARTICLE URL
