- Harran İlahiyat Dergisi
- Sayı: 54
- Türk-Arap Temas Sahalarında Türk Topluluklarının Dinî Haritası: Emevîler Dönemi Sonuna Kadar...
Türk-Arap Temas Sahalarında Türk Topluluklarının Dinî Haritası: Emevîler Dönemi Sonuna Kadar
Authors : Yunus Akyürek
Pages : 282-304
Doi:10.30623/hij.1738877
View : 97 | Download : 108
Publication Date : 2025-12-15
Article Type : Research Paper
Abstract :Müslüman Arapların fetih faaliyetleriyle doğrudan temasa geçtiği Türk toplulukları geleneksel Gök Tanrı inancı dışında çeşitli dinlere de inanıyordu. Bu araştırma, Emevîler döneminin sonuna kadar Türk topluluklarının Müslüman Araplarla karşılaştığı yerlerdeki dinî haritasını oluşturmayı ve dönemin bilinen dinlerinin mezkûr coğrafyalarda Türklerle ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma ile dönemin Türk topluluklarının yeknesak bir dinî çizgiye sahip olmadığının idrak edilmesi hedeflenmektedir. Bir İslâm Tarihi alan çalışması olarak tasarlanan makalede nitel araştırma yöntemi anlatı araştırması tekniği esas alınmıştır. Temel İslâm Tarihi kaynakları başta olmak üzere, konuyla alakalı dinler tarihi eserleri, makaleler ve ansiklopedi maddelerinden de istifade edilmiştir. Veri yetersizliği sebebiyle bazı çıkarımların varsayım niteliği taşıdığı belirtilmelidir. Türkler tarihte en çok din değiştiren milletler arasında yer almaktadır. Bazı Türk topluluklarının, anavatanlarında dahi şartlar gereği birçok dine girdiği bilinmektedir. Görülen din değiştirme hadiseleri; yaşanılması zor bir coğrafyada sonu gelmeyen iç çekişmeler ve artan Çin baskısı, kritik dönemlerde hayata tutunabilme kaygısı, varlıklarını sürdürebilme, iç ve dış tehlikeler karşısında ayakta kalabilme adına atılması gereken taktik bir adım olarak değerlendirilebilir. Türk milletinde inanç taassubunun düşük olması, kağanın ve ileri gelenlerin devletin siyasi hedefleriyle örtüşen veya kendilerini üst kültüre taşıyacaklarına inandıkları dinleri tercih etmeleri de bu durumu açıklar mahiyettedir. Türklerin yazılı kutsal bir kitaba, sembol bir mabede ve Gök Tanrı inancını tam anlamıyla temsil edecek bir din adamı sınıfına sahip olmaması da din değiştirmelerini kolaylaştıran etkenlerdendir. Öyle ki Türklerin geleneksel dinlerini tebliğ ve tebyin için, diğer dinlerde görülen sayısız örnekte olduğu gibi düzenli, sistematik ve kurumsal bir faaliyet yürüttükleri bilinmemektedir. Araştırmanın bulgularına göre Müslüman Araplar, Türklerle Hz. Ömer dönemi sonlarına doğru Hazar toprakları, Tohâristân ve Horasan’da ilk teması gerçekleştirmişlerdir. Bu etkileşimin askerî planda olduğu belirtilmelidir. Emevîler döneminde bu temas noktaları Mâverâünnehir, Sicistân, Hârizm, Hocend, Şâş ve Fergana istikametinde artarak devam etmiştir. Bahsi geçen yerlerin bazılarında Türk nüfusun demografik yapıda baskın olmadığı, buraların Fârisîler başta olmak üzere pek çok milletin kadim yerleşim alanları olduğu tespit edilmiştir. Türklerin, mezkûr temas noktalarında geleneksel Gök Tanrı inancı dışında Budizm, Mecûsîlik, Maniheizm, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi farklı dinlere de inandıkları belirlenmiştir. Gök Tanrı inancı, bilhassa Hazar ve Türgiş Türkleri arasında yaygınlığını koruyabilmiştir. Ancak göçlerle yurt tutmaya, yurt edindiği toprağı vatan kılmaya çalışan Türk topluluklarının şartlar gereği din değiştirmek zorunda kaldıkları anlaşılmaktadır. Türklerin, Müslüman Araplara karşı diğer milletlere göstermedikleri tepki ve direnci gösterdikleri iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Türkler tarihte, topraklarına ve bağımsızlıklarına göz diken milletlere karşı verdikleri mücadeleyi Araplara karşı da vermişlerdir. Bu ise devlet geleneğine sahip milletlerin özgürlüklerini koruyabilmek adına sergiledikleri ortak bir tavırdır.Keywords : İslam Tarihi, Müslüman Araplar, Türkler, Dini Durum, Râşid Halifeler, Emevîler
ORIGINAL ARTICLE URL
