- Hitit İlahiyat Dergisi
- Volume:23 Issue:1
- Kütüb-i Tis‘a ve İlk Üç Asır Eserleri Bağlamında Abdallarla İlgili Rivâyetlerin Hadis Metodolojisi A...
Kütüb-i Tis‘a ve İlk Üç Asır Eserleri Bağlamında Abdallarla İlgili Rivâyetlerin Hadis Metodolojisi Açısından Değeri
Authors : Musa Erkaya, Aktoro Imaralı Uulu
Pages : 432-474
Doi:10.14395/hid.1437977
View : 164 | Download : 125
Publication Date : 2024-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Abdallar, ricâlü’l-gayb içerisinde en yaygın ve haklarında en fazla rivayet bulunan gruptur. Alemde tasarruf sahibi gizli ve âşikâr velîler topluluğu olarak tanımlanan ricâlü’l-gayb kavramını ilk defa 4/10. asır mutasavvıflarından Muhammed b. Ali el-Kettânî (ö. 322/934) kullanmıştır. Bu anlayışa göre Allah, dünyanın cismanî düzenini sağlamaları için bazı insanların çeşitli görevler üstlenmesini takdir ettiği gibi âlemdeki mânevî ve ruhanî düzenin korunması, hayırların temini, kötülüklerin giderilmesinde sevdiği bazı kullarını görevlendirmiştir. Onlar herkes tarafından kolayca tanınmayıp gizli olan hakikatlere ve sırlara vâkıftırlar. Aralarında bir düzen ve hiyerarşinin bulunduğu bu seçkin kişiler kutub, imâmân, evtâd, nükabâ, nücebâ, efrâd ve abdal’dan oluşmaktadır. Bu hiyerarşi içinde hakkında en çok bilgi bulunan grup ise abdallardır. Ricâlü’l-gayb hakkında bilgi veren rivayetlerin neredeyse tümü abdalların sayıları, mekânları ahlâk ve vasıflarını anlatan rivayetlerdir. Dolayısıyla abdallar hakkındaki rivayetler ricâl konusunda da önemli bir kaynak teşkil eder. Çoğu merfû‘, bazıları da mevkûf olarak nakledilen bu rivayetlerin hiç biri Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i dışında güvenilir hadis kitaplarında yer almamaktadır. Hadis kaynaklarının güvenilirlik bakımından dört tabakaya ayrıldığı dikkate alındığında, abdallarla ilgili söz konusu rivayetlerin yer aldığı eserler ancak üçüncü ve dördüncü tabakada yer almaktadır. Bu sebeple söz konusu rivayetlerin büyük bir kısmı İbnü’l-Cevzî (ö. 597/1201), İbnü’s-Salâh (ö. 643/1245), İbn Teymiyye (ö. 728/1328), Zehebî (ö. 748/1348), İbn Hacer (ö. 852/1449), Sehâvî (ö. 902/1497) gibi bilginler tarafından sened veya metin tenkidine tâbi tutularak reddedilmiştir. Öte yandan bu grubun mahiyeti, adları, sayıları ve yetkileri hakkındaki inanışların da günümüze dek süregelen birtakım tartışmaları beraberinde getirdiği ifade edilmelidir. Türkçe literatürde ricâlü’l-gaybın tanımı, ricâlü’l-gayb telakkisi ve konuyla ilgili bazı rivayetlerin genel olarak ele alındığı iki makale mevcuttur. Ancak spesifik olarak abdallarla ilgili rivayetleri hadis tekniği bakımından ele alan bir çalışma mevcut değildir. Bu çalışmada konuyla ilgili rivayetlerin Kütüb-i tis‘a’da ve hicrî ilk üç asırda telif ve tasnif edilen kaynaklarda yer alıp almadıklarının tespiti ve bunların hadis metodolojisi açısından değerinin ortaya konulması hedeflenmektedir. Bu sebeple öncelikle abdallarla ilgili rivayetlerin tahrici yapılmıştır. Tespit edilen rivayetler, ifade ettiği mana bakımından üç gruba ayrılmıştır. Daha sonra bu rivayetler senet tenkidine tabi tutulmuştur. Bu bağlamda isnatta yer alan her bir ravinin ricâl, tabakât ve cerh-ta‘dil kitaplarından kısa biyografileri ve hadis rivayeti bakımından ehil ve güvenilir olup olmadıklarının tespiti yapılmıştır. Bu işlem üç grup için de söz konusudur. Akabinde münekkit ve muhaddislerin yaptığı değerlendirmelerden yola çıkarak ilgili rivayetlerin sıhhati konu edilmiştir. Metin tenkidi de yine münekkid ve muhaddislerin metne dair değerlendirmeleri çerçevesinde ortaya konmuştur. Üç grupta ele aldığımız rivayetlerin yedi farklı tariki vardır. Bunlardan iki tanesi Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde, beş tanesi de hicri ilk üç asırda yazılmış çeşitli eserlerde yer almaktadır. Birinci grupta yer alan dört rivayet, ‘Ali b. Ebî Tâlib’in sözü olması bakımından mevkûf, ravi ‘Abdullâh b. Safvân’ın ‘Ali b. Ebî Tâlib’ten hadis işitmemiş olması sebebiyle de munkatı‘dır. İkinci grupta yer alan merfû‘ rivayet, ravi Şüreyh b. ‘Ubeyd’in, ‘Ali b. Ebî Tâlib’ten hadis işitmemiş olması sebebiyle de munkatı‘dır. Üçüncü grupta yer alan her iki rivayet de senetlerindeki Abdülvâhid b. Kays ve Hasan b. Zekvân’ın cerh ve ta‘dil âlimlerinin ekserisi tarafından zayıf olarak nitelendirilmesi sebebiyle zayıf’tır. İbnü’l-Cevzî, İbn Teymiyye, İbn Kayyım el-Cevziyye (ö. 751/1350) ve İbnü’s-Salâh gibi alimler isnadının munkatı‘ oluşu sebebiyle zayıf olan bu rivayetlerin metin bakımından uydurma olduğu kanaatindedirler.Keywords : Hadis, Ricâlül gayb, Abdal, Şam, Mevzû Hadis
ORIGINAL ARTICLE URL
