IAD Index of Academic Documents
  • Home Page
  • About
    • About Izmir Academy Association
    • About IAD Index
    • IAD Team
    • IAD Logos and Links
    • Policies
    • Contact
  • Submit A Journal
  • Submit A Conference
  • Submit Paper/Book
    • Submit a Preprint
    • Submit a Book
  • Contact
  • Hitit İlahiyat Dergisi
  • Cilt: 24 Sayı: 2
  • Fırka Araştırmaları İçin Bir Yöntem Teklifi: Berâhime’nin Tarihsel Kimliği ve Nübüvvetin İmkânı Hakk...

Fırka Araştırmaları İçin Bir Yöntem Teklifi: Berâhime’nin Tarihsel Kimliği ve Nübüvvetin İmkânı Hakkındaki İtirazlarının Tarihi

Authors : Furkan Demir
Pages : 610-641
Doi:10.14395/hid.1736434
View : 446 | Download : 432
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :İslâm düşünce tarihinin önemli yapılarından biri, belirli konularda kendilerine atfedilen görüşlerle öne çıkan fırkalardır. Düşünce tarihinin bir parçası olarak bu fırkaların nasıl ele alınması gerektiği yöntemsel bir sorundur. Bu makale fırka araştırmaları için “tarihsel kimlik” yöntemini teklif etmektedir. Bu yöntem; incelenen fırkanın ait olduğu din, mezhep ve coğrafi bağlamı göz önünde bulundurarak bu topluluğun literatürde öne çıkan fikirlerinin dayandığı temel tavırları “grup kimliği” başlığıyla ele alır. İkinci kısım olan “görüş kimliği”nde ise söz konusu grup kimliğine nispet edilen fikirlerin ilk kez bahsedilen eserden başlayarak zaman içinde sabit kalan ve değişen unsurların kronolojik bir sırayla incelenmesini amaçlar. Tarihsel kimlik metodu, İslâm düşünce tarihinin bir parçası olarak fırka tarihyazımını sistematik bir biçimde incelemeyi, özellikle mütekaddim dönem kelâmını fırka odaklı bir perspektiften değerlendirerek farklı zaman dilimlerinde ulemânın fırkalara yaklaşımlarını anlamayı ve olası kaynaklarını tespit etmeyi hedeflemektedir. Bu makale söz konusu yöntemi kelâmî literatürde nübüvvetin imkânına yönelik eleştirilerin daimî öznesi Berâhime bağlamında örneklemektedir. Bu bağlamda, Berâhime’ye yöneltilen eleştirileri derli toplu biçimde ele alan kelamcılardan biri Bâkıllânî’dir. Dolayısıyla, Berâhime’nin grup ve görüş kimliğinin Bâkıllânî merkezli bir perspektifle incelenmesi uygundur. Bâkıllânî’nin Berâhime ile ilgili değerlendirmeleri iki ana grup üzerinden yürütülür: İlki sadece Hz. Âdem ya da Hz. İbrâhim’i peygamber olarak kabul edenlerdir; ikincisi ise nübüvveti bütünüyle reddeden gruptur ve Bâkıllânî’nin esas odağı bu ikinci gruptur. Nübüvvetin imkânını reddeden bu grup, hikmet sahibi bir Tanrı’ya, hüsün-kubhun zatîliğine ve aklî teklife inanmaktadır. Bu grup kimliğinin kökenleri tarih, coğrafya, kelâm ve makâlât gibi farklı literatürler üzerinden takip edilmiştir. Bu çerçevede Abbâsî veziri Yahyâ el-Bermekî’nin raporu ile İbn Hurdâzbih, Ya‘kūbî, İbnü’r-Râvendî, Mes‘ûdî ve Makdisî gibi yazarların eserleri, Eş‘arî kelâmcının muhtemel kaynaklarını açığa çıkarmak amacıyla incelenmiştir. Buna göre, Berâhime’nin peygamberlik karşıtı imajına dair atıflar İbnü’r-Ravendî’den önceki metinlerde de yer alsa da bu söylemi meşhur eden kişinin kendisi olduğu kabul edilmektedir. Mürûcu’z-zeheb adlı eserinde Mesʿûdî, Berâhime’nin âlemin hâdis olduğuna ve hikmet sahibi bir yaratıcıya inandıklarını, ayrıca Hint dünyasının kurucu figürü Berhemen’in Hz. Âdem olabileceğini ifade eder. Aynı şekilde, Bâkıllânî’nin çağdaşı olan Makdisî, Berâhime’nin ahlaki değerlerin zatîliğini ve yükümlülüğün yalnızca akıl yoluyla gerçekleştiğini savunduğunu belirterek Bâkıllânî’nin alımlamasını teyit eder. Berâhime, yukarıda belirtilen esaslara dayanarak peygamberliğin imkânsızlığı hakkında çeşitli argümanlar geliştirmiştir. Bu görüşlerin sistematik takibini sağlamak amacıyla her bir itiraza makalede numara ve başlık verilerek tablo hâlinde sunulmuştur. Bu yaklaşım, Berâhime’nin görüş kimliğini özellikle nübüvvet karşıtlığı çerçevesinde açık biçimde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Akıl-vahiy ilişkisi bağlamında nübüvvetin Tanrı’nın hikmet sahibi olduğu anlayışıyla çeliştiğini öne süren eleştirilerin yanı sıra mucizenin mümkün olup olmadığı ve diğer olağanüstü olaylardan farkının ne olduğunu sorgulayan eleştiriler Bâkıllânî’den önce de mevcuttur. Ancak kadim ile hâdis olan arasındaki ilişkiyi konu edinen iki itiraz yalnızca Eş‘arî kelamcı tarafından Berâhime’ye nispet edilmiştir. Öte yandan mucizenin nübüvvetin doğruluğuna delâletine ilişkin altı itiraz, Bâkıllânî’den önce bulunmamakla birlikte çağdaşı Mu‘tezilî kelâmcı Abdülcebbâr’ın el-Muğnî\\\'sinde de mevcuttur. Buradan hareketle Bâkıllânî ve Abdülcebbâr’ın ya birbirlerinden etkilendikleri ya da ortak bir kaynağı paylaştıkları sonucuna varılabilir. Bu makale, fırka araştırmalarına yönelik özgün bir yöntem önerisi sunması ve bunu somut bir örnekle göstermesi bakımından literatürdeki ilk çalışma olarak değerlendirilebilir. Tarihsel kimlik yöntemi, bir mezhebin grup ve görüş kimliğinin nasıl oluştuğuna ve zaman içerisinde ne tür değişimlere uğradığına odaklanmaktadır. Bu yaklaşım, metinsel verileri tarihsel sıraya göre izleyerek analiz eder. Ayrıca yöntemin belirli bir âlimi, eseri, mezhebi ya da disiplini merkeze alması, bu unsurların fırka algısının şekillenmesindeki kaynaklarını tespit etmeyi mümkün kılar. Bu sayede kişiler, eserler ve mezhepler arasındaki bağlantılar daha kolay anlaşılır hâle gelir. Öte yandan görüş kimliği incelenirken, ilgili mezhebe atfedilen tüm fikirler değil, belirli görüşler esas alınır. Böylece fırkaya isnat edilen özel bir görüşün tarihî gelişimi ayrıntılı şekilde izlenebilir.
Keywords : Kelâm, Fırka araştırmaları, Tarihsel Kimlik Yöntemi, Berâhime, Bâkıllânî, Nübüvvetin İmkânı.

ORIGINAL ARTICLE URL

* There may have been changes in the journal, article,conference, book, preprint etc. informations. Therefore, it would be appropriate to follow the information on the official page of the source. The information here is shared for informational purposes. IAD is not responsible for incorrect or missing information.


Index of Academic Documents
İzmir Academy Association
CopyRight © 2023-2026