Cahiliye Döneminde Elçilik Kültürü
Authors : Abdurrahman Demirci
Pages : 22-43
View : 61 | Download : 34
Publication Date : 2025-06-30
Article Type : Research Paper
Abstract :İslam öncesi Arap yarımadasının genelinde siyasi birlikten yoksun ancak kabile eksenli bir toplum yapısı mevcuttu. Yarımadada var olan devletler bile kabileler tarafından kurulmuş ve ayakta kalabilmeleri kurumsallıktan ziyade kabile aidiyetiyle mümkün olabilmişti. Kabile kendi içinde yalnızca bir soy birliği değil; aynı zamanda hukukî, siyasî ve ekonomik bir bütün anlamı taşımaktaydı. Birey kabile sayesinde var olabildiği ve hakları kabile sayesinde güvence altına alındığı için mensupları, kabilenin nüfuz ve etkinliği uğrunda yeteneklerini seferber etmekle yükümlüydü. Her kabileyi ayakta tutan, güçlü kılan lider, şair, hatip, kâhin ve eşraf gibi yetenek sahibi mensupları mevcuttu. Kabilelerin birbirleriyle bağ kurma, ittifak oluşturma ve her türlü sorunları çözme vasıtası ise elçileriydi. Kabilenin dış dünyayla bağ kurmasını sağlayan, maddi-manevi her yönüyle bekasına hizmet eden elçilik, adeta sayılan tüm rol ve yeteneklerin bir toplamı gibiydi. Elçiler, genellikle hitabeti güçlü, ikna kabiliyeti yüksek, lider ruhlu, şair veya soylu kişiler arasından seçilirdi. Bu makalede Cahiliye döneminde elçiliklerin bireysel, kurumsal ve heyet şeklinde birçok uygulaması olduğu tespit edilmektedir. Cahiliyedeki elçilik uygulamalarının genelde tüm kabilelerin özelde ise Kureyş kabilesinin varlık teminatı ve refah vesilesi olduğu kanısına varılmaktadır. Makale Cahiliye döneminin sözlü gelenek yapısı ve gücünün elçilik kültürünün şekillenmesinde ve zenginleşmesinde büyük pay sahibi olduğunu ortaya koymaktadır. Çok boyutlu bir mahiyet arz eden cahiliye elçilik kültürünün kabileler arası ilişkilerin devamlılığı ve istikrarını sağlama noktasında hayati bir işlev gördüğü sonucuna varılmaktadır.Keywords : İslam Tarihi, Kabile, Elçi, Cahiliye, Kureyş
ORIGINAL ARTICLE URL
