- İslami İlimler Dergisi
- Sayı: 41
- Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh’ın İktidarında Sûfî Çevrelerin Yeri
Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh’ın İktidarında Sûfî Çevrelerin Yeri
Authors : Abdulkadir Turan
Pages : 331-349
Doi:10.34082/islamiilimler.1722116
View : 118 | Download : 368
Publication Date : 2025-11-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Bu çalışma, Abbâsî Halifesi Nâsır-Lidînillâh\\\'ın (575-622/1180-1225) sûfî çevrelerle kurduğu ilişkiyi, onun kapsamlı devlet stratejisinin bir parçası olarak analiz etmektedir. Mevcut literatürde Nâsır\\\'ın siyaseti ile sivil toplum ilişkileri arasındaki bağlantının yeteri kadar analiz edilmemiş olması, bu araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada İbnü’l-Esîr, İbnü\\\'l-Cevzî, Ebû Şâme, İbn Vâsıl ve Zehebî gibi çağdaş ve sonraki dönem müverrihlerin eserleri sistematik olarak incelenmiş, Nâsır öncesi Irak\\\'taki mezhepsel yapı ile Nâsır Dönemi’ndeki dönüşüm karşılaştırmalı analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma, Nâsır\\\'ın üç temel stratejik hedef doğrultusunda hareket ettiğini ortaya koymaktadır: Halifeliği sultanların tahakkümünden kurtarmak, İslâm dünyasında yeniden hegemonya kurmak ve iç istikrarı sağlamak. Bu hedeflere ulaşmak için geliştirdiği en özgün yöntem ise muhalif veya sorunlu unsurları devletin hizmetine alma politikasıdır. Çalışmanın temel bulguları şunlardır: Birincisi, Nâsır Hanbelîleri zayıflatırken Şiîleri güçlendirmiş ancak bu Şiîleşme değil, iktidar dengesini yeniden kurma stratejisidir. İkincisi, Eş\\\'arî-Şafiî sûfîleri, özellikle Şehâbeddin es-Sühreverdî aracılığıyla, Eyyûbî ve Selçuklu devletleri nezdinde Hilafet\\\'in prestijini yeniden inşa etme aracı olarak kullanmıştır. Üçüncüsü, asayiş sorunlarına yol açan fütüvvet teşkilatını İslâm hukuku çerçevesinde yeniden düzenleyerek (604/1207 menşuru) onu hem iç kontrolde hem de dış politikada etkili bir araç haline getirmiştir. Dördüncüsü, sûfî şeyhler aracılığıyla kurduğu istihbarat ağı sayesinde Irak\\\'ta ve çevre ülkelerde etkili bir kontrol mekanizması oluşturmuştur. Sonuç olarak Nâsır, mezhepsel kimlik siyaseti yerine pragmatist bir yaklaşımla farklı dinî-sosyal yapıları devletin çatısı altında bütünleştirmeyi başarmış, böylece Abbâsî Hilafeti\\\'ne son döneminde kısa süreli de olsa etkili bir güç kazandırmıştır. Bu strateji, özellikle sivil toplum örgütlerinin devlet politikalarında nasıl araçsallaştırılabileceğine dair tarihsel bir model sunmaktadır.Keywords : İslâm Tarihi, Abbâsî Hilafeti, Nâsır-Lidînillâh, Şehâbeddin es-Sühreverdî, Fütüvvet, Sûfî çevreler
ORIGINAL ARTICLE URL
