- Akdeniz Kadın Çalışmaları ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi
- Cilt: 8 Sayı: 2
- Cerrahinin Kapı Aralayıcıları: Eril Akademide Kadın Cerrahlar
Cerrahinin Kapı Aralayıcıları: Eril Akademide Kadın Cerrahlar
Authors : Serap Şahinoğlu, Meral Erdoğan, Hilal Arı, Mehmet Demirci
Pages : 486-517
Doi:10.33708/ktc.1734251
View : 248 | Download : 389
Publication Date : 2025-11-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Kadınlar Türkiye’de tıp fakültesine 1922’de kabul edilmişlerdir. Hekim olarak çalışmaya başlasalar da erkek egemen bir ortama sahip olan cerrahi bölümlerde yer almaları uzun süren mücadeleler sonucunda gerçekleşebilmiştir. Kadınlar kendilerine “yasaklanan” bu bölümlerde var olabilmek ve konumlarını koruyabilmek adına erkek meslektaşlarından daha çok çalışmak zorunda kalmışlar, onlara göre daha çok fedakarlıkta bulunmuşlardır. Tüm bu çabanın sonucunda kendilerinden sonra gelen kadınlara da örnek birer “kapı aralayıcı” olmuşlardır. Onların bu mücadeleleri anlatmak, kadın cerrahların bu süreçlerindeki deneyimlerini ortaya koymak bu çalışmanın amacını oluşturmuştur. Bu amaçla Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan kadın cerrahlarla nitel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış soruların yer aldığı formlar kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Akabinde tematik analiz yöntemi kullanılarak temalar, kategoriler ve kodlar oluşturulmuş, analiz sürecinde feminist bir yaklaşım benimsenmiştir. Görüşmeler esnasında Tıpta Uzmanlık Sınavının (TUS) kadınların akademik ilerlemesindeki faydasına sıkça yer verilmiştir. Kadın cerrahlar hem ev yaşamlarında hem de iş yaşamlarında maruz kaldıkları cinsiyetçi tutumlardan bahsetmiştir. Yoğun ve belirli bir mesai saati olmayan mesleklerinden dolayı ev içi yaşamlarında yaşadıkları sorunlara değinmişler, kariyerlerinden vazgeçmemek için gösterdikleri gayreti, “ikinci vardiyayı” anlatmışlardır. İş yaşamlarında hem erkek meslektaşlarının hem de hasta ve yakınlarının sahip olduğu ön yargıları ifade etmişler, “kız çocuğu”, “hemşire hanım”, “doktor bey” hitaplarını reddedip sadece “cerrah” olabilmek için verdikleri mücadeleye dikkat çekmişlerdir. Katılımcılarımız olan kadın cerrahlar yalnızca geleneksel engelleri aşmakla kalmayıp, alanlarındaki eril baskıları göğüsleyerek toplumsal cinsiyet normlarına karşı durmuşlardır. Bu nedenle cerrahi branşlarda hem rol model hem de birer aracı olma görevini üstlenen bu ilk kadın cerrahlar “kapı aralayıcı” olarak tanımlanmıştır. Günümüzde sayıları arttıkça azınlık olmaktan çıkan kadın cerrahların yaşadıkları zorlukları ve bu süreçte gösterdikleri fedakarlıkların ortaya konulmasının, tıptaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı farkındalığı artıracağı, cerrah olmak isteyen kadınları cesaretlendireceği düşünülmektedir.Keywords : kadın cerrah, toplumsal cinsiyet, tıpta cinsiyet ayrımcılığı, kapı aralayıcı, ankara üniversitesi tıp fakültesi
ORIGINAL ARTICLE URL
