- Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Volume:67 Issue:67
- Hicrî Beşinci Asır Nîşâbûr’da Tefsir Otoriteleri ve Tefsire Katkıları
Hicrî Beşinci Asır Nîşâbûr’da Tefsir Otoriteleri ve Tefsire Katkıları
Authors : Hikmet Koçyiğit
Pages : 28-54
Doi:10.15370/maruifd.1564919
View : 153 | Download : 139
Publication Date : 2024-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Nîşâbûr, orta çağda İslam dünyasının en önemli ilim merkezlerinden birisidir. Bu yüzden “ilim şehri”, “meşhur İslam âlimlerinin kaleleri”, “darü\\\'l-ilm” (ilim evi) olarak nitelelendirilmiştir. Nîşâbûr, Hz. Osmân (ö. 35/656) zamanında, 31/652 yılında İslam topraklarına katılmıştır. Tahirîler (821-873) devrinde önem kazanmaya başlamış, Saffârîler (861-1003), Sâmânîler (819-1005) ve Gazneliler (963-1186) devrinde de önemini sürdürmüştür. 1038’den itibaren hicrî beşinci asırda çoğunlukla Büyük Selçukluların (1040-1157) idaresinde kalmıştır. İmam Müslim (ö. 261/875), İbn Huzeyme (ö. 311/924) ve Hâkim en-Nîsâbûrî (ö. 405/1014) gibi muhaddislerin; Eş’arî kelamının Horasan\\\'daki en büyük temsilcilerinden İbn Furek ve Ebû İshâk el-İsferâyînî (ö. 418/1027) gibi kelamcıların; İmâm el-Cüveynî ve Gazzâlî (ö. 505/1111) gibi mütekellim-fakihlerin; Sülemî (ö. 412/1021) ve Kuşeyrî (ö. 465/1072) gibi sûfîlerin; Ebû Hafs el-Haddâd en-Nîsâbûrî (ö. 260/874), Hamdûn Kassâr (ö. 271/884) ve Ebû Osmân el-Hîrî (ö. 298/910) gibi melâmîlerin varlığı Nîşâbûr’un ilmî ortamına büyük katkı sunmuştur. Ayrıca Kerrâmî, Mutezilî ve Şiî âlimler de yazdıkları Kur’ân tefsirleriyle şehrin tefsir ortamına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bunların doğal sonucu olarak Nîşâbûr’da farklı eğilimlerde tefsirler yazılmıştır. İlgili literatür tarandığında, ilk beş asırda Nîşâbûr’da tefsir faaliyetinde bulunan 71 isim tespit edilmektedir. Bu isimlerden 47 tanesi Nîşâbûrluyken, 24 tanesinin Nîşâbûr’da uzun ya da kısa süreli bulunmaları itibarıyla buradaki tefsir faaliyetlerine katkı sunmuş olmaları muhtemeldir. Nîşâbûr’da hicrî ikinci asırda başlayan ilmî ve kültürel faaliyetler hicrî beşinci asırda tefsir sahasında kaynak eserlerin yazılmasına bir alt yapı oluşturmuştur. Bu bağlamda tefsir tarihinin önemli otoritelerinden Sülemî, Sa‘lebî (ö. 427/1035), Kuşeyrî ve Vâhidî (ö. 468/1076) yazdıkları ansiklopedik tefsirlerle sonraki müfessirlere kaynak olmuşlardır. Bu müfessirler hoca talebe ilişkisinde birbirleriyle bağlantılıdırlar. Sülemî ve Sa‘lebî nispeten daha sert tenkide uğramışlardır. Zira Sülemî’nin tefsiri bazı alimler tarafından tahrif olarak değerlendirilirken; Sa‘lebî ise (hâtıbu’l-leyl) gece odun toplayıcısı olarak nitelendirilmiştir. Kuşeyrî, Letâifu’l-İşârât adlı tefsirinde özellikle hocası Sülemî’den çok istifade etmiştir. Ancak hakikat ilimleri ile şeriat ilimlerini uzlaştırmaya çalışmıştır. Bu sebeple Sülemî’nin maruz kaldığı tenkitlere uğramamıştır. Vâhidî ise mananın rivayetlerle tesbit edilmesinin yanı sıra Arap diline uygunluğuna da önem vermiştir. Önemine binaen günümüzde Nîşâbûr’daki tefsir faaliyetleri için “Nîşâbûr Tefsir Okulu”, “Nîşâbûr Tefsir Çevresi” gibi tabirler kullanılmaktadır. Nîşâbûr’daki tefsir faaliyetlerinin hepsini ele alan kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte müfessirler düzeyinde çalışmalar yapılmıştır. Biz de tefsir otoritesi olarak anılmaya layık olan Sülemî, Sa‘lebî, Kuşeyrî ve Vâhidî‘yi makale ölçeğinde ele almaya çalıştık.Keywords : Tefsir, Nîşâbûr, Tefsir Faaliyetleri, Tefsir Otoriteleri, Hicrî Beşinci Asır, Müfessir.
ORIGINAL ARTICLE URL
