- Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Dergisi
- Cilt: 13 Sayı: Özel Sayı
- Avrupa’da Sağ Siyasetin Dönüşümü: Söylem Yaklaşımı Çerçevesinde Bir Değerlendirme
Avrupa’da Sağ Siyasetin Dönüşümü: Söylem Yaklaşımı Çerçevesinde Bir Değerlendirme
Authors : Esin Kıvrak Köroğlu
Pages : 1-23
Doi:10.14782/marmarasbd.1679706
View : 146 | Download : 133
Publication Date : 2025-07-19
Article Type : Research Paper
Abstract :İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden itibaren Avrupa’da muhafazakârlık ve sağ siyasal hareketler önemli dönüşümler geçirmiştir. Özellikle Soğuk Savaş’ın ardından, Avrupa’da aşırı sağın yükselişe geçtiği gözlemlenmiş; son on yılda ise bu yükseliş, birçok ülkede aşırı sağ partilerin seçimlerde birinci parti konumuna gelmesiyle daha da belirginleşmiştir. Bu dönüşümün ekonomik, sosyal ve politik olmak üzere çok boyutlu nedenleri bulunmaktadır. Ancak bu süreci takip edebilmek ve analiz edebilmek için kapsamlı bir analitik çerçeveye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, Avrupa sağının geçirdiği söz konusu dönüşümü, Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe’un kuramsallaştırdığı popülizme söylem yaklaşımı çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu değerlendirme, Avrupa’daki sağ ve aşırı sağ siyasi partiler ekseninde şekillenmektedir. Aşırı sağ siyasal hareketler, liderler ya da partiler farklı ülke ve siyasal sistemlerde çeşitli benzerlikler ve ayrışmalar gösterse de söylemlerinde ortak temalar öne çıkmaktadır. Bu partilerin söylemleri, göçmen karşıtlığı, yabancı düşmanlığı (xenophobia), doğuştancılık (nativism) ve AB şüpheciliği (Euroscepticism) etrafında yoğunlaşmaktadır. Bu kavramların tümü, mevcut siyasal düzene karşı potansiyel bir antagonizma taşımaktadır. Bunun yanı sıra, bu partiler söz konusu fikirlerini popülist bir söylem biçimiyle halka aktarmaktadır. Bu bağlamda, Laclau ve Mouffe’un söylem yaklaşımı, söz konusu siyasal dönüşümü analiz etmek için elverişli kuramsal araçlar sunmaktadır. Bu çalışma, dönüşümü anlamak ve açıklamak amacıyla demokratik talepler, eşdeğerlik zincirleri, antagonizma, söylem, hegemonya, boş gösterenler ve retorik gibi temel kavramları kullanarak bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Bu süreç, söylem teorisi çerçevesinde incelendiğinde ulaşılan en önemli bulgulardan biri, Avrupa’da geleneksel sağ partilerin yeni antagonistik sınırlar inşa etmede yetersiz kaldığı bir dönemde, bu söylemsel boşluğun aşırı sağ aktörler tarafından hızla doldurulmaya çalışıldığıdır. Avrupa sağı, ekonomik kriz, göç dalgaları ve çok kültürlü toplum yapısı gibi yeni toplumsal ve ekonomik sorunlara etkili çözümler üretmekte zorlanmış; buna karşın aşırı sağ, söz konusu sorunları antagonizma üretimi için başarıyla kullanarak, siyasal alanın lideri konumuna gelmiştirKeywords : Aşırı Sağ, Avrupa Sağı, Söylem Yaklaşımı, Siyasi Partiler, Popülizm
ORIGINAL ARTICLE URL
