Son Dönem Osmanlı Hukuk Düşüncesi (İctihad Dergisi Üzerinden Bir İnceleme)

Son Dönem Osmanlı Hukuk Düşüncesi (İctihad Dergisi Üzerinden Bir İnceleme)

  • Publisher : Layiha Yayınevi
  • ISBN : 9786259657219
  • Author(s) : Yasin Yılmaz
  • Publishing Year : 2025
  • Publishing Date : 2025-12-31
  • Total Pages : 271
  • Total Article View : 42
  • Total Article Download: 0
  • Total Article Favorite: 0
  • Open Access Book Url: https://yayinevi.bilimalani.org/index.php/layiha/tr/catalog/book/2
  • Book Abstract: Bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki hukukî dönüşümü, dönemin radikal ve etkili yayın organlarından biri olan İctihad dergisini merkeze alarak incelemektedir. Buradaki dönüşüm genellikle mevzuat ve kurumlar boyutuyla ele alınır ve fakat bunlara -siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel değişimlerin yamacında şekillenen- hukuk düşüncesi boyutunu da eklemek gerekir. Dolayısıyla Tanzimat’tan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Osmanlı aydınları ile bürokratlarının hukukî meselelere bakışlarının nasıl değiştiği ve klasik fıkıh geleneğinden modern batı hukukuna geçişin zihinsel arkaplanı incelenmelidir. Kitabın ilk bölümü, bu dönüşümü anlamlandırabilmek için gerekli olan kavramsal zemini inşa ediyor. Burada öncelikle “hukuk düşüncesi” kavramı irdelenerek, hukukun toplumsal zihniyetle olan ilişkisi vurgulanıyor. Ardından Osmanlı modernleşmesinin temel ikilemi olan “modernleşme” ve “batılılaşma” kavramları etrafındaki tartışmalara yer veriliyor. Yine bu bağlamda, dönemin cari modelleri olarak Kara Avrupası Hukuk Sistemi, Anglo-Sakson Hukuk Sistemi ve İslam Hukuk Sistemi karşılaştırmalı olarak özetleniyor. Osmanlı'nın neden Anglo-Sakson modelini değil de merkeziyetçi ve kanunlaştırmaya dayalı Kara Avrupası (Fransız) sistemini tercih ettiği, bürokratik yapı ve devlet geleneği üzerinden tartışılıyor. İkinci bölümde, hukuk düşüncesindeki değişimin tarihsel ve sosyolojik bağlamı ortaya konmaya çalışılıyor. Lale Devri’nden başlayarak Nizam-ı Cedid ve II. Mahmut reformlarına uzanan süreç, hukuk sistemindeki kırılmanın hazırlık evresi olarak değerlendiriliyor. Tanzimat Fermanı ile birlikte devletin, “kanun devleti” olma iddiasını resmileştirdiği ve hukuk reformlarını bir “nefis müdafaası” aracı olarak kullandığı belirtiliyor. Bu reformların arkasındaki itici güç daha çok siyasi baskılarla açıklansa da değişen ekonomik yapı (kapitalizme eklemlenme), farklılaşan sosyal hayat ve sekülerleşen eğitim sisteminin hukuk düşüncesi üzerindeki dönüştürücü etkisi de hesaba katılıyor. Kitabın üçüncü bölümü, hukuk düşüncesini değiştiren aktörlere odaklanıyor. Mustafa Reşit Paşa, Ahmet Cevdet Paşa ve Mithat Paşa gibi bürokratların “ikili” (dualist) hukuk yapısını kuran rolleri ile Yeni Osmanlılar ve Jön Türkler’in anayasacılık arayışları özetleniyor. Ancak çalışmanın asıl odak noktası, II. Meşrutiyet döneminin en etkili yayın organı olan İctihad dergisidir. Abdullah Cevdet, Celal Nuri ve Kılıçzade Hakkı gibi yazarların temsil ettiği Garpçı/Batıcı kanat, hukuku toplumu dönüştürecek bir “sosyal mühendislik” aracı olarak görmüştür. Kitap, İctihad yazarlarının biyolojik materyalist ve pozitivist yaklaşımlarını, dinî hukuka (fıkıh) yönelik eleştirilerini ve batılılaşma tezlerini detaylı bir şekilde tahlil ediyor. Dördüncü ve son bölüm, teorik tartışmaların somut hukuk sistemine yansımalarını göstermeye çalışıyor. Anayasa, idare ve ceza hukuku gibi kamu hukuku alanları ile ticaret hukukunda devletin bekası için hızlı ve radikal bir batılılaşma/laikleşme yaşandığına; medeni hukuk alanlarında ise İslam hukukunun direncine ve ortaya çıkan hukukta ikilik/dualizm sorununa dikkat çekiliyor. Bu kapsamda kapitülasyonların yol açtığı yargısal sorunlar, Mecelle tartışmaları ve Hukuk-ı Aile Kararnamesi gibi konular İctihad dergisinin bakış açısıyla değerlendiriliyor. Sonuç olarak çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi ömrünü tamamlamasına rağmen, İctihad dergisi çevresinde olgunlaşan hukuk düşüncesinin 1926 Türk Hukuk Devrimi’nin entelektüel ve felsefi altyapısını oluşturduğunu savunuyor. Osmanlı son dönem hukuk düşüncesi, Cumhuriyet'in kurucu kadrolarının devraldığı en önemli mirastır. Özellikle Türk hukuk düşüncesindeki devamlılık, İctihad dergisinin bakış açısından bu süreci yorumlayarak sağlanabilir.