- Amasya İlahiyat Dergisi
- Sayı: 27
- Hâl Cümlesinde Râbıt Olarak Vâv-ı Hâliye: Nahiv ve Belâgat Açısından Bir İnceleme
Hâl Cümlesinde Râbıt Olarak Vâv-ı Hâliye: Nahiv ve Belâgat Açısından Bir İnceleme
Authors : Hüseyin Arslan
Pages : 507-543
Doi:10.18498/amailad.1804459
View : 247 | Download : 86
Publication Date : 2025-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :Arapçada cümlenin zorunlu olmayan öğelerinden biri olan hâl, müfred formunda geldiği gibi cümle ya da şibih cümle formunda da gelmektedir. Müstakil bir varlığı olması sebebiyle cümle, hâl olduğunda onu temel cümleye bağlamak için nahiv ilminde râbıt veya âid adı verilen bir bağlaca ihtiyaç duymaktadır. Bu râbıt, cümle formunda gelebilen haber ve sıfat gibi bazı öğelerde zamirle karşılanmaktadır. Dolayısıyla asıl olan râbıtın zamir olmasıdır. Bu sebeple cümle olan hâli de temel cümleye bağlamak için râbıt olarak zamir gelebilir. Ancak hâl cümlesinde râbıt zamir olabileceği gibi zamirle birlikte ya da tek başına vâv da olabilir. Bu vâva vâv-ı hâliye adı verilir. Hâl cümlesini temel cümleye bağlamak için gelen ve vâv-ı hâliye adı verilen bu vâvın cümle olan hâlin hangi formlarında bulunmasının gerekliliği hangi tür cümlelerde bulunamayacağı ve her iki durumun mümkün olduğu cümle formları nahiv kitaplarında çok fazla ayrıntıya yer verilerek incelenmiştir. Fakat nahiv alimleri bu vâvın gelip gelmemesi konusunda bu kadar ayrıntı vermelerine rağmen sebeplerine çok fazla temas etmemişler ayrıca vâvın anlamına da nerdeyse hiç değinmemişler, buna vâv-ı hâliyeye ek olarak ibtida vâvı ya da isti’naf vâvı demekle yetinmişlerdir. Öte yandan belâgat âlimleri de bu vâva kayıtsız kalmamışlar onlar da genellikle fasıl vasıl konuları ile bağlantılı olarak buna yer vermişlerdir. Onlar nahiv alimlerinden farklı olarak cümle olan hâlde vâvın bulunması ya da bulunmamasının illetlerini ayrıntılı olarak ele almışlar, fakat bu illetler konusunda fikir birliğine varamamışlardır. Ayrıca onlar bu vâvın anlamı konusunda net ifadeler kullanmalarının yanında vâvlı olan hâl cümleleri ile vâvsız olan hâl cümlelerinin anlam farkına da yer vermişlerdir. Arap dilinde genel olarak râbıt konusunda Türkçe ve Arapça müstakil çalışmalar bulunmakla birlikte özel olarak vâvın râbıtlığı konusunda bir araştırma tespit edilememiştir. Bu sebeple çalışmamızda Sîbeveyhi’den başlayarak klasik nahiv eserleri ve belâgat kaynaklarına müracaat edilmiş gerek araştırmanın sistemi gerekse muhtevası bu kaynakların sıralamasına riayet edilerek oluşturulmuştur. Bu bağlamda vâv-ı hâliyenin manası ve hâl cümlesine kattığı anlam konusundaki ihtilaflara yer verilmesine ek olarak bu vâvın bulunmasının gerekçeleri hususundaki ihtilaflar ve bu gerekçelere binâen vâvın gelip gelmediği hâl cümleleri ayrıntılı olarak incelenmiştir.Keywords : Arap Dili ve Belâgati, Nahiv, Hal Cümlesi, Râbıt, Vâv-ı Hâliye
ORIGINAL ARTICLE URL
